Çin hükümeti, prezervatifler, doğum kontrol hapları ve içi dönen doğum kontrol cihazları için %13 Katma Değer Vergisi (KDV) uygulanacağını resmi gazetede duyurdu. Bu vergi, 1993’ten beri devam eden muafiyetin sona ermesiyle birlikte, tüketicilerin bu ürünlere ödeyecekleri fiyatı %10‑%15 arasında artırabilir.
1990’ların başında uygulamaya konulan “tek çocuk” politikası, 2015’te iki çocuk, 2021’de ise üç çocuk iznine dönüşerek kademeli bir gevşeme sürecine girdi. Ancak doğum oranları hâlâ hedeflenen seviyenin çok altında kalıyor; 2024’te sadece 9,5 milyon bebek dünyaya geldi, bu da 2019’daki 14,7 milyonun üçte birine düşüş anlamına geliyor.
Uzmanlar, verginin doğum kontrol ürünlerinin fiyatını artırarak plansız gebeliklerin ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların riskini yükseltebileceğini uyarıyor. Öte yandan, hükümet annelik iznini 128 günden 158 güne, babalık iznini ise 30 güne çıkarmayı planlıyor ve 2025 sonrası doğan çocuklara yıllık 500 USD devlet desteği sağlanacağını duyurdu. Bu tedbirlerin, vergiden kaynaklanan maliyet artışını dengelemesi hedefleniyor.
Virginia Üniversitesi Demografi Araştırma Grubu Direktörü Qian Cai, “Vergi artışı doğurganlığı artırma konusunda sınırlı bir etki yaratır; çocuk sahibi olmak istemeyen çiftler bu mali değişikliklerden etkilenmez” dedi. Diğer yandan, vatandaş Hu Lingling yeni düzenlemeyi “acımasız” olarak nitelendirerek, önceki zorlayıcı nüfus politikalarıyla kıyasladığında insan hakları ihlali olduğunu belirtti.
Görsel: 
Önümüzdeki yıllarda Çin, doğum oranlarını canlandırmak için ek teşvik paketleri geliştirmeyi planlıyor. Ancak verginin uzun vadeli demografik etkileri, çin hükümetinin nüfus politikalarını yeniden gözden geçirmesine neden olabilir. Bu karar, uluslararası alanda da “beklenmedik” bir adım olarak nitelendiriliyor ve birçok ülkenin benzer politikaları incelemesine yol açabilir.