İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın yürüttüğü geniş çaplı uyuşturucu soruşturması kapsamında, Habertürk spikeri Ela Rümeysa Cebecinin telefonuna el konuldu. Telefon incelemesi sırasında, Cebeci’nin elinde bir likit esrar cihazı tutarak THC içeren sıvıyı buharlaştırdığı anları gösteren bir video bulundu. Bu video, sabah gazetesi Atakan Irmak tarafından yayımlanan haberde, Cebeci’nin videoyu cem Yılmaz’a gönderdiği iddiasıyla gündeme taşındı.

Jandarma ekiplerinin elde ettiği yazışma kayıtları, Cem Yılmaz’ın kendisine gönderilen bu video karşısında “Ben o işleri 1998’de bıraktım” şeklinde bir yanıt verdiğini gösteriyor. Bu yanıt, videonun içeriğiyle ilgili bir alaycı tutumu ortaya koyarken, aynı zamanda soruşturmanın ciddiyetini artırdı.
Habertürk’teki gelişmelerin ardından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu, Cebeci’nin spikerlik görevine son verildiğini duyurdu. Cebeci, daha önce sosyal medyada Mehmet Akif Ersoy ile bir fotoğrafın telefonunda bulunduğu iddiasını yalanlayarak, “Telefonumda Mehmet Akif Ersoy’la çekilmiş bir fotoğraf yoktur” açıklamasını yapmıştı. Bu açıklama, iddiaların bir kısmının gerçek dışı olduğunu gösterse de, yeni ortaya çıkan video, soruşturmanın başka bir boyut kazanmasına yol açtı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü geniş çaplı uyuşturucu soruşturması, sadece Cebeci’yi değil, aynı zamanda Meltem Acet ve Hande Sarıoğlu gibi diğer tanınmış spikerleri de kapsıyor. Gözaltına alınan bu üç isim, adli tıp kurumuna sevk edilerek detaylı tıbbi incelemelerden geçirildi. Soruşturmanın odağında, Mehmet Akif Ersoy da bulunuyor; Ersoy, “uyuşturucu madde kullanılmasına yer ve imkân sağlamak” ve “örgüt kurmak” gibi suçlamalarla yargılanıyor ve bu süreçte Habertürk TV Genel Yayın Yönetmenliği görevinden alındı.
Bu olay, medyada yer alan “ünlülerin uyuşturucu skandalı” tartışmalarını alevlendirdi. Hem televizyon hem de sosyal medya platformlarında, spikerlerin güvenilirliği ve medya kuruluşlarının sorumluluğu üzerine yoğun eleştiriler yükseliyor. Uzmanlar, benzer vakaların tekrar etmemesi için daha sıkı denetim ve etik kuralların uygulanması gerektiğini vurguluyor.