Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, umre ziyareti yapan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan‘a yönelttiği sert bir tweet ile tartışmayı başlattı. Özlü, Özcan’ın paylaştığı fotoğraflarda “Kabe’yi de şov alanına çevirmiş” ifadesini kullandı ve “Şu resimlerdeki samimiyetsizliğe bakın” diyerek eleştirisini netleştirdi.
Özcan ise umre ziyaretini sosyal medya üzerinden duyururken, Kabe’nin önünde çekilmiş bir fotoğraf ve “Mübarek Kabe’yi ziyaret ettik” mesajı paylaştı. Bu paylaşım, bazı takipçileri tarafından “İbadet yerine şov” olarak algılandı ve Özlü’nün eleştirisiyle birlikte geniş kitlelere ulaştı.
Özlü, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada, “Siyasetin çift kaşarı Kabe’yi de şov alanına çevirmiş. İbadetin makbul olanı gizli yapılanıdır. Sağ elin verdiğini sol elin görmemesidir. Türkiye’de seküler sol kesim, muhafazakar sağ kesimi hep dini siyasete alet etmekle suçlamıştır. Alın size seküler sol kesimden ‘dini siyasete alet eden’ bir siyasal figür. Buna neden sesiniz çıkmıyor?” sözleriyle eleştirisini pekiştirdi.
Kamuoyunun Tepkileri
Paylaşımların ardından hem Düzce hem de Bolu’da vatandaşlar sosyal medya üzerinden farklı görüşler ortaya koydu. Bazı kullanıcılar Özcan’ı savunarak “Umre kişisel bir ibadettir, fotoğraf paylaşmak ibadetin kutsallığını azaltmaz” derken, diğerleri Özlü’nün eleştirisine katılarak “Kutsal mekânların bu şekilde ticarileştirilmesi kabul edilemez” şeklinde tepkiler verdi.
Yerel basın ve bazı ulusal gazeteler de olayı haberleştirerek, belediye başkanlarının kamu görevi ve dini ziyaretleri arasındaki sınırların nerede çizilmesi gerektiği üzerine tartışmalar başlattı. Uzmanlar, “Belediye başkanlarının kişisel ibadetlerini kamusal platformlarda sergilemesi, din‑devlet ilişkileri açısından hassas bir konu” diyerek konunun önemine vurgu yaptı.

Bu tür bir atışma, özellikle Türkiye’de din‑politika ilişkilerinin tarihsel olarak ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. İki belediye başkanının da aynı parti içinde yer alması, parti içi denge ve imaj yönetimi açısından da riskler taşıyor. Parti yetkilileri henüz resmi bir açıklama yapmazken, gözler ilerleyen günlerde bu tartışmanın nasıl bir yol haritası izleyeceğine çevrildi.
Özellikle seçim dönemlerinin yaklaşmasıyla birlikte, bu tür dini temalı eleştirilerin seçmen davranışları üzerindeki etkisi merak konusu. Analistler, “Dini duyguları siyasi rekabet unsuru olarak kullanan liderler, uzun vadede toplumsal kutuplaşmayı derinleştirebilir” uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, Düzce ve Bolu belediye başkanları arasındaki bu sosyal medya atışması, sadece kişisel bir anlaşmazlık olmaktan çıkıp, Türkiye’nin din‑siyaset dinamiğine ışık tutan bir vaka haline geldi.