Erzincanlı Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ERSİAD) tarafından Beyoğlu’nda bir otelde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Erzincanlı İş İnsanlarının Misyonu” etkinliği, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Katılımcılar, Türkiye’nin son iki on yıldaki ekonomik sıçramasını ve gelecekteki vizyonunu tartışmak üzere bir araya geldi.
Bilal Erdoğan’ın Açıklamaları
Programda söz alan Bilal Erdoğan, Türkiye Yüzyılı’nın “dünya sahnesinde daha önemli bir konuma gelmek, 21. yüzyılda ülkemizin damga vurması” hedefiyle şekillendiğini vurguladı. “25 yıl önce 67‑68 milyon nüfus ve 200 milyar dolar milli gelirle başlayan yolculuğumuz, bugün 86 milyon nüfus ve 1,5 trilyon dolar milli gelirle devam ediyor.” diyerek büyümenin altını çizdi.
Erdoğan, kişi başına milli gelirin 3 bin dolardan bu sene 18 bin dolara çıkacağını belirterek, “Türkiye, satın alma gücü açısından yıl sonunda dünyada 11. sıraya yerleşecek” şeklinde bir tahmin yaptı. Bu başarıların “Cumhurbaşkanımızın dirayetli ve kararlı liderliği” sayesinde gerçekleştiğini ileri sürdü.
Ekonomik verileri şu şekilde özetledi:
• 1999‑2000’de 200 milyar dolar ekonomi → 2025’te 270 milyar dolar ihracat
• 120 milyar dolar hizmet ihracatı
• 64 milyar dolar turizm geliri
Bu rakamların, “dünyadan üretime yanıt alabilen bir ülke” konumunu pekiştirdiğini belirtti.
İç Güvenlik ve Hain Unsurlar
Erdoğan, ekonomik güç artınca “siyasetin de dünyadaki tesirinin arttığını” hatırlattı ve “FETÖ, ihanet ve hain unsurları” suçladı. “Bu kişilerin sosyal medyada kamuoyunu karıştırmaya, yalan ve iftiralarla halkı yönlendirmeye devam etmesi”ni eleştirdi.
Bu bağlamda, “İçimizdeki fitneler, kaypaklar ve hainlere verdiğimiz primlerle Cumhurbaşkanımızın enerjisini azalttık” ifadesini kullanarak, ülke içinde var olan bölücü unsurları sorumlu tuttu.
Geçmiş 23 Yılın Değerlendirilmesi
Erdoğan, son 23 yılda Türkiye’nin ortalama %5,4 büyüdüğünü ve bu dönemde “parti kapatma davası, küresel finansal kriz, darbe girişimleri, 17‑25 Aralık olayları, deprem felaketleri ve pandemi” gibi zorlukların üstesinden geldiğini hatırlattı. Ancak bu zorluklar içinde “1,5 trilyon dolar” seviyesine ulaşmanın, “dünya ortalamasının 3,3 katı” büyüme anlamına geldiğini vurguladı.
Gelecek Vizyonu ve Birlik Çağrısı
Türkiye’nin “ilk beş ekonomi arasına girme potansiyeli” taşıdığını söyleyen Erdoğan, birlik duygusunun kritik olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanının arkasında “daha güçlü bir duruş” sergilenirse, “İsrail’in soykırımlarını engelleyebileceğimizi” iddia etti. Bu bağlamda, “İçimizdeki hainlere verdiğimiz primlerle” ülkenin uluslararası alandaki gücünün zayıfladığını yineledi.
Eğitim, Nüfus ve Toplumsal Değerler
Erdoğan, okulları ziyaret ederken gençlerin “kolay yoldan para kazanma” arzusuna dikkat çekti ve bu tip örneklerin toplumu bozduğunu söyledi. Ayrıca, Türkiye’nin doğurganlık oranının 1,5’in altına düşmesinin “hızlı yaşlanma” ve “2021 yılında nüfusun 50 milyonun altına gerilemesi” gibi ciddi demografik riskler doğuracağını uyardı. Bu demografik gerilemenin ekonomik büyümeyi değil, “ülkenin küresel etkisini” azaltacağını belirtti.
Türkiye Yüzyılı: Ekonomi mi, İnsanlık mı?
Son olarak, “Türkiye Yüzyılı”nın sadece ekonomik bir proje değil, “insanlık meselesi” olduğunu vurgulayan Erdoğan, “daha insani, insanı merkeze koyan bir paradigma” sunulması gerektiğini ifade etti.
