Ünlü gazeteciyi arayıp “Ben Yeşil” demişti! Kim olduğu açıklandı

Ünlü gazeteciyi arayıp “Ben Yeşil” demişti! Kim olduğu açıklandı
Yayınlama: 14.12.2025
3
A+
A-

İçişleri Bakanlığı, gazeteci Saygı Öztürk’ün “Ben Yeşil” haberindeki telefon aramalarının bir açık cezaevi mahkumuna ait olduğunu ve bu mahkumun ağır suç geçmişi bulunduğunu duyurdu.

Olayın Detayları

İçişleri Bakanlığı, 11 Aralık 2025 tarihli Saygı Öztürk haberine istinaden kapsamlı bir teknik inceleme gerçekleştirdi. Arama kayıtları, 9 Aralık 2025 tarihinde aynı santral üzerinden üç ayrı deneme olarak ortaya çıktı. İlk görüşme 1 dakika 59 saniye, ikinci 15 dakika ve üçüncü 13 dakika 34 saniye sürmüş; toplamda yaklaşık 20 dakikalık bir iletişim gerçekleşmiştir.

Aramanın Kökeni ve C.A.’nin Profili

Bakanlık teknik ekibi, aramaların sinyal izlerini bir açık cezaevinden takip etti. Bu cezaevinde tutuklu bulunan C.A. adlı hükümlü, “adam öldürme, kasten yaralama ve mala zarar verme” suçlarından sabıka kaydı bulunan bir kişi olarak tespit edildi. Cezaevi kayıtları ve telefon operatörünün sağladığı veri analizi, aramaların bu kişi tarafından gerçekleştirildiğini kesin olarak ortaya koydu.

Mahmut Yıldırım – “Yeşil” Kod Adı ve Tartışmalar

“Yeşil” kod adıyla anılan Mahmut Yıldırım, 1974’te Kıbrıs Barış Harekatı’na katıldıktan sonra MİT bünyesine alındı. Dört yıl sonra farklı bir operasyonda kimliğini gizleyerek “Yeşil” takma adını kullandı. Operasyonlarda, PKK militanları gibi giyinerek “yeşil fular” takması, güvenlik güçlerinin onu ayırt etmesini zorlaştırdı. 1995 yılında Abdullah Öcalan’ı öldürmek için görevlendirilen Yıldırım, görevinin üç ay sonrasında iptal edilmesi ve bu kararın ardından “vatan haini” ilan edilmesiyle hayatının dönüm noktasına geldi.

1996’da Şam’a kaçtıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Susurluk kazası sonrasında ortaya çıkan derin devlet ilişkileri, Yıldırım’ın hâlâ aktif bir figür olabileceği spekülasyonlarını güçlendirdi. Dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz, Yıldırım’ın öldüğünü duyurmuş olsa da, kısa bir süre sonra Yıldırım’ın İHD Başkanı Akın Birdal’ı vuranların arkasındaki isim olarak ortaya çıkması, konuyu daha da karmaşık bir hâle getirdi.

Gazetecinin Açıklaması ve Kamuoyu Tepkisi

Sözcü gazetesi muhabiri Saygı Öztürk, haberinde “Ben Yeşil” diyen bir kişinin kimliğini ortaya koyarken, internet ortamında “Yeşil yaşıyor mu?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Bu durum, hem eski derin devlet tartışmalarını hem de güncel güvenlik politikalarını aynı anda gözler önüne serdi. Twitter ve Telegram gruplarında, Yıldırım’ın ölüm iddialarıyla ilgili çeşitli komplo teorileri hızla yayıldı; bazı kullanıcılar, hâlâ aktif bir operatif olduğuna inanıyor, diğerleri ise bu haberin bir dezenformasyon girişimi olduğunu savunuyor.

Değerlendirme ve Gelecek Perspektifi

İçişleri Bakanlığı’nın açıklaması, telefon üzerinden yapılan bu tip “gizli” iletişimin hâlâ ülke güvenliği içinde ne denli kritik bir rol oynadığını gösteriyor. Aynı zamanda, Mahmut Yıldırım gibi isimlerin hâlâ kamusal hafızada yer alması, Türkiye’nin geçmişteki derin devlet yapılarını tamamen geride bırakamadığını işaret ediyor. Bu gelişmeler, hem medya kuruluşlarının hem de güvenlik birimlerinin, benzer olayların tekrarını önlemek için daha sıkı denetim ve şeffaflık politikaları geliştirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.