Avustralya’nın en popüler sahil şeridi olan Bondi Plajı, 6 Aralık akşamı 1.000’den fazla yerli ve yabancı ziyaretçiyle doluyken, Hanuka Bayramı kutlamaları sırasında bir grup silahlı kişi tarafından gerçekleştirilen saldırıya sahne oldu. Silah sesleri plajda panik yaratırken, kalabalık arasında kaçış ve yardım çığlıkları yükseldi.

Saldırıyı gerçekleştiren iki kişi, otopark üzerindeki bir köprüyü kullanarak sahile doğru ateş açtı; bu köprü, çocuk parkının yaklaşık 50 metre uzağındaydı. Görüntüler, BBC Verify tarafından teyit edildi ve sosyal medyada hızla yayıldı.
New South Wales (NSW) Başbakanı Chris Minns, saldırının “Sidney’deki Yahudi topluluğunu hedef aldığını” belirterek, olayın bir nefret suçu olabileceğine işaret etti. NSW Polis Komiseri Mal Lanyon ise “Her taşın altına bakacağız” diyerek, olayın tüm yönlerini titizlikle inceleyeceklerini vurguladı.
Saldırının ardından bir saldırgan öldürüldü, diğer saldırgan ise yaralanarak gözaltına alındı. Polis, üçüncü bir saldırganın olasılığını da araştırıyor.
Olayda 12 kişi hayatını kaybederken, 11 kişi yaralandı; bu yaralananların arasında iki polis memuru da bulunuyor. Yaralıların bir kısmı ağır kanamalı olarak hastanelere sevk edildi ve durumları ciddiyetini koruyor.
BBC News muhabiri Tiffanie Turnbull, bu saldırının 1996’da Tazmanya’da gerçekleşen Port Arthur saldırasından bu yana Avustralya’da kaydedilen en kanlı saldırı olduğunu belirtti. Port Arthur’da 35 kişi hayatını kaybetmişti; Sidney saldırısı, ülkenin güvenlik politikalarına yeni bir bakış açısı getirebilir.
Yerel topluluklar ve uluslararası Yahudi örgütleri, saldırının kınanması ve mağdurlara destek çağrısında bulundu. Birçok sivil toplum kuruluşu, mağdurlara maddi ve manevi yardım kampanyaları başlattı.
Saldırının ardından NSW hükümeti, toplu etkinliklerde güvenlik önlemlerinin artırılacağını ve benzer olayların önlenmesi için yeni yasa tasarıları hazırlayacağını duyurdu. Yetkililer, özellikle dini ve kültürel kutlamalar sırasında polis varlığının artırılmasını planlıyor.
Bu tür saldırılar herkesi korkutuyor. Umarım bir daha böyle olaylar yaşanmaz.