Trabzonspor ile Beşiktaş arasında oynanan ve 3-3 berabere sonuçlanan mücadele, sezonun en heyecanlı karşılaşmalarından biri olarak kayıtlara geçti. Maç boyunca iki ekip de eşit ataklarla sahayı domine ederken, hakem kararları da izleyicilerin ve yorumcuların dikkatini çekti. Özellikle ikinci yarının ortalarında gerçekleşen iki kritik faul, maçın kaderini değiştirdi.
Bahattin Duran, müdahalenin sınırda olduğunu ancak mevcut durumun sarı kart gerektirdiğini savundu. “Pozisyon biraz daha yukarıda olsaydı kırmızı kart kaçınılmaz olurdu,” diyerek kararın ölçülü olduğunu belirtti. Deniz Çoban ise güç transferinin gerçekleşmediğini, dolayısıyla sarı kartın kriterlere uygun olduğunu ifade etti. Bülent Yıldırım da faulun kontrolsüz bir alanda kaldığını ve bu yüzden sarı kart yeterli olduğunu vurguladı.
Maçın 36. dakikasında El Bilal Toure’ye gösterilen kırmızı kart, BeIN Trio ekibi tarafından en sert eleştirilen karar oldu. Bahattin Duran, “Pozisyonda acımasızlık ve güç transferi yoktu; bu yüzden sarı kart yeterli olurdu” diyerek kararın aşırı olduğunu söyledi. VAR müdahalesini ise “çok yanlış” olarak nitelendirdi.
Deniz Çoban, kırmızı kart kriterlerinin bu durumda oluşmadığını, Ozan Tufan’ın hemen ayağa kalkmasının pozisyonun yaralayıcı olmadığının en büyük göstergesi olduğunu belirtti. Çoban, “Sahada kırmızı kart verilse anlayışla karşılanabilirdi ama VAR müdahalesi kabul edilemez” dedi.
Bülent Yıldırım da aynı çizgide yorum yaparak, “Güç transferi olsa oyuncu ayağa kalkamazdı; bu nedenle sarı kart görüşü netti” şeklinde bir değerlendirme sundu.

Bu tartışmalı kararlar, Türkiye’deki hakemlik uygulamalarının ve VAR sisteminin ne kadar hassas bir dengeye ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yorumcuların ortak noktası, hakemlerin karar verirken oyuncuların hareketlerini daha objektif bir çerçevede değerlendirmesi gerektiği yönünde. Özellikle kırmızı kart gibi ağır cezaların, sadece gerçek bir “güç transferi” ve “yaralanma” durumunda uygulanması gerektiği vurgulandı. Maç sonrası yapılan bu detaylı analiz, ilerleyen haftalarda benzer durumların nasıl ele alınacağı konusunda bir referans noktası oluşturacak gibi görünüyor.