
Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy ile birlikte Ela Rumeysa Cebeci‘nin de adı geçen bir uyuşturucu testi pozitif çıktı. Test sonuçları, polisin dosyasında yeni bir dönemeç oluşturdu ve soruşturmanın yönü merak konusu oldu.
AK Partili Şamil Tayyar, tanık ifadelerinde adı geçen ve Ersoy’dan daha ağır suçlamalarla anılan bir kişinin bulunduğunu iddia etti. “Eğer bu isim hakkında da adli işlem yapılmazsa, soruşturmanın siyasi bir yönü olduğu kanaatine varacağım” diyerek, konunun sadece bireysel bir suçlamadan ibaret olmadığını vurguladı.
Tayyar, “Kanarya” rumuzlu gizli bir tanığın ifadesine dayanarak, esrar kullanımı, örgütlü grup ilişkileri ve karmaşık suçlamaların dosyada yer aldığını belirtti. Ancak, bu iddialara rağmen henüz ilgili kişi hakkında herhangi bir adli işlem başlatılmadığını ısrarla hatırlattı.
Bu iddialar, Türkiye’deki medya yöneticileri ve siyasetçiler arasında uzun süredir devam eden bir gerilimin yeni bir yansıması olarak görülüyor. Uzmanlar, soruşturmanın sonuçlanmaması durumunda, hukukun üstünlüğü ve medya özgürlüğü açısından ciddi tartışmalara yol açabileceğini belirtiyor. Ayrıca, benzer geçmişteki davalarda gözlemlenen siyasi müdahaleler de gündeme gelerek, kamuoyunun tepkisini artırıyor.
Analistler, iki olası senaryoyu öne sürüyor: Birincisi, soruşturmanın derinleştirilerek ilgili kişi hakkında resmi adımların atılması; ikincisi ise, mevcut durumun sürmesi ve iddiaların perde arkasında kalması. Her iki durumda da, Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma noktasının oluşabileceği belirtiliyor.
