Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bütçe görüşmeleri sırasında, İYİ Parti milletvekili Ömer Karakaş, kürsüye çıkarak Abdullah Öcalan’a yönelik ağır eleştirilerde bulundu. “Bebek katili bir şerefsizden barış güvercini yaratmaya çalışıyorsunuz… İmralı’daki o bebek katili, teröristbaşı şerefsizdir” şeklindeki sözleri, meclis salonunda anlık bir şok etkisi yarattı.

Bu ifadeler, hem parti içinde hem de kamuoyunda yoğun bir tepkiye neden oldu. Karakaş, sözlerini “Hiç kimse Türkiye’nin merkezine o bebek katili şerefsizi koyamaz. Hiç kimse umut hakkından bahsedemez” diyerek devam ettirdi ve meclisin genel atmosferini gerdi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Karakaş’ın açıklamalarını dinledikten sonra kürsüye çıktı ve sözlerin “siyasetten uzak, hakarete yakın” olduğunu vurguladı. “Bu kadar hakaret kabul edilemez, misliyle iade ediyoruz” diyerek parti içinde disiplin talebinde bulundu. Temelli’nin açıklamaları, partinin kendisine yöneltilen suçlamalara karşı sert bir duruş sergiledi.
Olayın büyümesi üzerine Meclis Başkanvekili Pervin Buldan devreye girdi. Buldan, Karakaş’ın sözlerini “hakaret” olarak nitelendirerek DEM Parti’ye resmi bir cevap hakkı tanıdı. Bu karar, meclis içinde tartışmanın daha da alevlenmesine neden olurken, parti temsilcileri arasında yeni bir diyalog sürecinin başlamasına zemin hazırladı.
Bu tartışma, sadece meclis içinde kalmayıp sosyal medyada ve çeşitli haber portallarında da geniş yankı buldu. İki parti arasındaki bu sert söylemler, Türkiye’nin güncel siyasi kutuplaşmasının bir yansıması olarak yorumlandı. Uzmanlar, bütçe görüşmelerinin bu denli sert bir söylemle gölgelendiğinin, parlamentodaki diyalog ve uzlaşı kültürüne zarar verebileceği uyarısında bulundu.
Sonuç olarak, TBMM’deki bu gündem, hem parti içi disiplin hem de ulusal söylem açısından kritik bir dönemeç olarak değerlendiriliyor. Gelişmelerin önümüzdeki günlerde nasıl bir seyir izleyeceği ve parti liderlerinin atacağı adımlar, Türkiye siyasetinde yeni bir denge arayışının habercisi olabilir.