TBMM Genel Kurulu’nda İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, İçişleri Bakanlığının görevinin yalnızca güvenliği sağlamak değil, aynı zamanda iç huzuru tesis etmek olduğunu vurguladı. Taş, “Türkiye’de bir grup insan ya da çeşitli grup insanlar, kendinde suç işleme imtiyazı varmış gibi hareket ediyor” diyerek, suçların sosyal medyada övülmesi ve hatta milletvekilleri ve parti başkanlarının da bu akıma ortak olduğu iddiasını dile getirdi.
“Silah hediye ediyor, silah hediye alıyor ve bunları da sosyal medyada yaygınlaştırıyorlar. Bu durum sadece normal vatandaşlar için değil, bizim temsilcilerimiz için de geçerli,” diyerek İYİ Partinin iç güvenlikteki algısal çöküşe dikkat çekti.

Taş, “İngiltere, ABD, Almanya, Rusya, İsrail ve Fransa gibi ülkelerde dış istihbardan bağımsız, tamamen içe dönük müstakil bir yapı mevcuttur” diyerek, Türkiye’nin iç istihbarat faaliyetlerini tek çatı altında toplayarak daha etkili bir mücadeleye kavuşması gerektiğini savundu. Bu öneri, mevcut kurumların dağınık yapısının birleştirilmesi ve iç tehditlere karşı hızlı ve koordineli yanıt üretebilmesi açısından kritik olarak görülüyor.
İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş ise, İçişleri Bakanlığına ayrılan bütçenin yetersizliğini vurguladı. “Polise bakıyorsunuz, kağıt üzerinde 12‑36 gözüküyor ama 12‑12 çalışıyorlar. Haftada 72 saat çalışan polislerimiz bir meslek kanununa ihtiyaç duyuyor” diyerek, polis memurlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yasal bir çerçeveye kavuşturulması gerektiğini belirtti.
Karakaş ayrıca, kadın cinayetlerinin artışına dikkat çekti: “Sadece geçen yıl 394 kadın öldürüldü. Kadını korumayan bir devlet, kadınını değersizleştiren bir iktidarın sonucudur.” Bu ifadelerle, kadına yönelik şiddetin devlet politikasıyla mücadele edilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koydu.
Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar, bütçenin hazırlanmasındaki inandırıcılık eksikliğine değinerek, “Eğer bir bütçe yapılacaksa, bu bütçeyi hangi bakış açısıyla hazırlıyoruz?” sorusunu yöneltti. Kayalar, hedeflerin sadece günü kurtarmak mı yoksa uzun vadeli ekonomik büyümeyi sağlamak mı olduğunu sorguladı.
Tarımda büyüme yerine gerilemenin ülke ekonomisine olumsuz yansıdığını dile getiren Kayalar, “Bu gerileme, Türkiye’nin büyümesine eksi getiriyor” diyerek, tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savundu.
Samsun Milletvekili Erhan Usta, enflasyonun hesaplama yönteminin değiştirilmesi gerektiğini ve arz kaynaklı enflasyonun daha büyük bir sorun olduğunu belirtti. “Talep enflasyonu sınırlı ama zengin kesimin talebinden kaynaklanan enflasyon var. Onun gelirini aşağıya çekmemiz lazım” diyerek, vergi politikalarının yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Usta, “Cari açığın sorun olmaktan çıktığı” yönündeki açıklamaları eleştirerek, yüksek faizlerin ve dış borçlanmanın sürdürülemez olduğunu vurguladı. “Programın ayakları eksik, yapısal olmayan programa güven olmaz” ifadesiyle, ekonomik programların şeffaflığı ve sürdürülebilirliği konusundaki endişelerini dile getirdi.
Karakaş, Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesut Barzani’nin Türkiye ziyareti sırasında korumalarının görüntülerine ilişkin fotoğrafı kürsüde yırtarak yere attı. Bu hareket, DEM Parti milletvekilleriyle yaşanan sözlü atışmanın tetikleyicisi oldu. Tartışmanın devam etmesi üzerine TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, oturumu ara vererek ortamı yatıştırdı. Karakaş, yırtıp yere attığı kağıtları topladı ve konuşmasına devam etti.
Bu gelişmeler, TBMM’de parti içi ve parti dışı dinamiklerin ne kadar çalkantılı olduğunu gösterirken, güvenlik bütçesinin yeniden yapılandırılması ve yasama sürecinde daha etkili bir denetim mekanizması ihtiyacının altını çizdi.
İYİ Parti milletvekillerinin bütçe ve iç güvenlik konusundaki kapsamlı eleştirileri, hem siyasi arenada hem de kamuoyunda geniş yankı buldu. Bağımsız bir iç istihbarat teşkilatı, polis meslek kanunu, kadın cinayetleriyle mücadele ve ekonomik istikrarın sağlanması yönündeki talepler, gelecek haftalarda bakanlıkların ve hükümetin gündeminde üst sıralarda yer alması muhtemel. Bu süreç, Türkiye’nin hem güvenlik hem de ekonomik politikalarını yeniden şekillendirebilir.