Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) kurucularından ve 22. Dönem Bitlis Milletvekili Abdurrahim Aksoy, partisinin İmralı heyetine üye vermeme kararını “sorumluluktan kaçış” olarak tanımladı ve bu karar üzerine istifasını resmen açıkladı.
Kararını sosyal medya üzerinden duyuran Aksoy, DEVA’nın Kürt sorununun çözümüne dair sorumluluk almaktan uzaklaştığını ve bu tutumun parti ilkeleriyle çeliştiğini belirtti.
“Kurucusu ve mensubu bulunduğum DEVA Partisi’nin İmralı heyetine katılmama yönündeki kararı, Kürt sorununun çözümünde sorumluluk almaktan kaçınan bir tutumu ortaya koymuştur” diyerek açıklamasına devam etti.
DEVA yönetimi, Yeni Yol Grubu’nun İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu (MDKD) heyetine üye vermeme kararı aldı. Aksoy, bu kararı “ürkek” ve “kaçkın” bir tutum olarak nitelendirerek, parti içinde bir kırılma noktası olduğunu vurguladı.
Aksoy, “Kürt halkının temel haklarını kabul eder görünmesine rağmen, sorumluluk almaya gelince bu sorumluluktan kaçınması, komisyona üye vermemesi, hatta komisyona katılmayıp sıvışması, kaçkın ve ürkek bir davranış sergilemesi” şeklinde eleştirdi.
DEVA, kurulduğu günden bu yana “sorumluluk sahibi bir siyaset” söylemiyle hareket ettiğini iddia etmişti. Ancak parti içinde bu tür kararların alınması, özellikle Kürt sorunu gibi hassas konularda, daha önceki seçim kampanyalarında vaat edilen politikaların uygulanmadığı yönündeki eleştirileri yeniden gündeme getirdi.
Uzmanlar, DEVA’nın bu tutumunun parti tabanında ve muhalefet içinde güven kaybına yol açabileceğini, ayrıca İmralı heyetinin ülke politikalarında sembolik bir öneme sahip olduğunu belirtiyor.

Abdurrahim Aksoy, istifasını duyurduktan sonra parti içinde bir dizi tartışmanın yaşanacağını ve diğer milletvekillerinin de benzer adımları atıp atmayacağını merak konusu hâline getirdi. Aksoy, “DEVA Partisi’ndeki üyeliğime bugün itibarıyla son veriyorum” diyerek, partiye son bir mesaj gönderdi.
Bu gelişme, önümüzdeki aylarda DEVA’nın seçim stratejisini ve muhalefetteki yerini yeniden şekillendirebilir. Siyasi analistler, partinin bu kararın ardından iç dinamiklerini yeniden gözden geçireceğini ve muhtemelen yeni bir yönlendirme arayışına gireceğini öngörüyor.
Sosyal medyada ve bazı haber portallarında, Aksoy’un açıklamaları geniş yankı buldu. Birçok kullanıcı, DEVA’nın “sorumluluk almaktan kaçınması” yönündeki eleştirileri desteklerken, parti tabanından bazıları ise bu eleştirilerin partiye zarar vermek amaçlı olduğunu iddia ediyor.
Özetle, DEVA Partisi içinde yaşanan bu iç kriz, Türkiye siyasetinde yeni bir kırılma noktasının habercisi olabilir.