
Meclisin Adalet ve Dışişleri bakanlıkları için 2026 yılı bütçe taslakları üzerinde yoğun görüşmeler sürdüğü bir oturumda, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan milletvekillerine bakanlığının dış politika ve diplomatik faaliyetlerine dair planlarını sundu. Fidan, özellikle Suriye’deki Şam bölgesine yönelik diplomatik çabaların önemine değindi. Bu konuşma sırasında, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, mikrofonu eline alarak beklenmedik bir çıkış yaptı.
“Her gün Şam’a doğru gidiyorsunuz. Rojava’ya gidin, barış yapın. Oradaki hukuku oluşturun,” diyerek bakanın dış politika yaklaşımını sert bir dille eleştirdi. Sakık, bu sözlerle hem Türkiye’nin Suriye politikası hem de bölgedeki Kürt sorununa dair derin bir memnuniyetsizlik ifade etti.

Sakık, bakanlık bütçesi konuşmasının ötesine geçerek, MİT personelleriyle ilgili çarpıcı bir iddiada bulundu. “Eğer Kürt sorunu bir hakkaniyet sorunuysa, MİT’le yaptığımız görüşmelerde siyaset dünyasının çok çok ilerisinde olan bir ekiple yüzleştik,” diyerek, güvenlik istihbaratı kurumunun da bu konudaki tutumunu sorguladı. Sakık, MİT görevlilerinin “Kürt sorunu bir hakkaniyet sorunu olduğuna dair görüşler taşıdığını” ve bu görüşlerin mecliste tartışılması gerektiğini vurguladı.
Bu açıklamalar, meclis içinde ani bir sessizliğe yol açtı; bazı milletvekilleri Sakık’ın sözlerine destek verirken, bazıları ise bu tür iddiaların delilsiz olduğunu savundu. Sakık, ayrıca “örnek bir grup” olarak kendilerini tanımlayan bir ekipten bahsederek, MİT’in bu ekip içinde bulunduğu iddiasını da ortaya koydu.
Olay sonrası Hakan Fidan bir anlık şaşkınlık yaşadı ancak konuşmasına devam ederek, Türkiye’nin dış politikasının uluslararası normlara uygun olduğunu ve “Barış ve istikrar” ilkesinden vazgeçmeyeceğini yineledi. Parti içinde ise DEM, Sakık’ın açıklamalarını destekleyerek, “Bu tür iddialar, halkın bilinçlenmesi için gerekli” şeklinde bir tutum sergiledi.
Öte yandan, MİT yetkilileri henüz resmi bir açıklama yapmazken, konunun kamuoyunda geniş yankı bulması muhtemel. Uzmanlar, bu tür iddiaların hem güvenlik politikaları hem de kürt sorunu üzerine yeni bir tartışma başlatabileceğini ve meclisteki denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu gelişmeler ışığında, TBMM Genel Kurulu’nda bütçe görüşmeleri bir anda politik ve güvenlik tartışmalarına dönüşmüş durumda. İlerleyen günlerde hem bakanlıkların bütçe talepleri hem de Sakık’ın MİT iddialarının nasıl sonuçlanacağı yakından izlenecek.