
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun yarın yapacağı toplantı, Türkiye siyasetinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabilecek nitelikte. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında İmralı’da Abdullah Öcalan ile görüşülmesinin zorunlu olduğunu vurgulayarak, bu temanın ülke güvenliği ve toplumsal uzlaşı açısından hayati bir adım olduğunu belirtti.
Doğan, görüşmenin “Öcalan bir savaşı bitiriyor. Silahlar tamamen devre dışı kalacak. Söze alan açılacak” şeklindeki sözleriyle sürecin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

DEM Parti, planladığı 14.00’teki basın toplantısını bir saat geciktirerek 15.00’e taşıdı. Erteleme kararı, “parti içindeki gündeme dair tartışmalar” nedeniyle alınmış gibi görünse de, Doğan bu söylentilere “DEM Parti sessizliğe büründü” başlıklı haberlerin teknik nedenlerden kaynaklandığını ve stratejik bir adım olduğunu belirtti.
Bu gecikme, bazı medya kuruluşlarında spekülasyonlara yol açtı; fakat parti yetkilileri, görüşmenin ön hazırlıklarının tamamlandığını ve “görüşmede temsil edilecek isim” olarak Gülistan Kılıç Koçyiğit’in belirlendiğini kesin bir dille duyurdu. Koçyiğit’in geçmişteki aktif sivil toplum çalışmaları ve barışçıl diyalog çabaları, bu göreve uygun görülmesinde etkili oldu.
Öcalan’la yapılacak görüşmenin sonuçları, sadece DEM Parti içinde değil, tüm siyasi yelpazede geniş yankı bulması bekleniyor. İmralı’da gerçekleşecek olası bir diyalog, terör örgütlerinin faaliyetlerine son verme, tutuklu liderlerin siyasi sürece entegrasyonu ve halkın güvenliğine yönelik yeni bir çerçeve oluşturma potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar, “Bu tür bir temas, Türkiye’nin uluslararası alanda terörle mücadelede örnek bir adım atmasını sağlayabilir” diyerek sürecin bölgesel ve küresel etkilerine işaret ediyor. Ayrıca, görüşmenin içeriği ve sonuçları, önümüzdeki seçimlerde partilerin konumlandırması üzerinde de belirleyici olabilir.
DEM Parti’nin bu adımı, “Terörsüz Türkiye” vizyonunun somut bir aşaması olarak görülürken, aynı zamanda ülke içinde barış ve uzlaşı temalarını yeniden gündeme taşıyor. Sürecin nasıl ilerleyeceği, hem yerel hem de uluslararası gözlemcilerin yakından takip ettiği bir konu olarak önümüzdeki günlerde daha da netleşecek.