Güllü’nün Ölümü: Ablasıyla İlgili Şok İddialar

Güllü’nün Ölümü: Ablasıyla İlgili Şok İddialar
Yayınlama: 17.12.2025
5
A+
A-

Yalova’da ünlü şarkıcı Güllü’nün terasından düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturma, ablası Tuğyan Ülkem Gülter’in iddialı açıklamaları ve ses kayıtlarıyla yeni bir boyut kazandı.

Olayın Geniş Çerçevesi ve Güllü’nün Kariyeri

52 yaşındaki popüler şarkıcı Güllü, uzun yıllardır Türkiye’nin en sevilen seslerinden biri olarak tanınıyordu. 1990’ların ortalarında çıkardığı “Yürek Kıran” albümüyle geniş kitlelere ulaşan sanatçı, son yıllarda da yeni şarkıları ve konserleriyle müzik listelerinde üst sıralarda yer alıyordu. Yalova’nın Çınarcık ilçesinde bulunan evinde, 26 Eylül 2023 tarihinde kızı ve bir arkadaşıyla terasında vakit geçirirken pencereden düşerek hayatını kaybetti.

Güllü’nün ölümünün ardından Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı hemen bir soruşturma başlattı ve aile üyelerinin ifadelerine başvurdu. Tuğyan Ülkem Gülter (27) ve Tuğberk Yağız Gülter (oğlu) ifadeleriyle sürece dahil oldular.

İfade ve Ses Kayıtları: Tuğyan’ın “Camdan Atacağım” Sözleri

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklandı. Gülter, ses kaydı dinleyerek “Atacağım camdan, atlayacak mısın camdan” sözlerini ablası Tuğyan’ın söylediğini iddia etti. Bu iddia, hem medya hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Tuğberk Yağız Gülter ise, Yalova Adliyesi’ne müşteki sıfatıyla ifade verirken, olay günü kendisinin İstanbul’da olduğunu ve aile içinde sık sık tartışmaların yaşandığını, ancak bunların hiçbir zaman fiziki şiddete dönüşmediğini belirtti.

Aile İçi Çatışma ve Şüpheler

Gülter, annesi ve ablası arasında uzun süredir süregelen bir çekişmenin olduğunu, özellikle kapanma ve gizli odalar gibi evdeki özel alanların kullanımının tartışma konusuna dönüştüğünü anlattı. Evin şifreli kapısı ve anahtar sorunu, Gülter’in komşu Seval teyzenin terasından girmek zorunda kalmasına yol açtı. Bu süreçte camı kırarak eve girdiğini ve ardından kapıyı dışarıdaki kişilere açtığını belirtti.

Gülter ayrıca annesinin kasasında para ya da altın bulunmadığını, ancak kasada yeşil sırt çantası içinde annesinin kesilmiş saçı, banka hesap cüzdanları ve telif haklarına ilişkin evrakların olduğunu söyledi. Bu detaylar, soruşturmanın kapsamını genişleterek mali ve mülkiyet ilişkilerine de ışık tutuyor.

Ses Kayıtları Üzerinden Derinlemesine Analiz

Gülter, ses kayıtlarını internet üzerinden dinlediğini ve kayıtlarda çeşitli seslerin karıştığını ifade etti. Kayıtlarda “Orospu”, “Bırak beni”, “Gel bakalım” gibi sert ifadelerin yanı sıra “Hadi görüşürüz” sözlerinin de bulunduğu, fakat kimin söylediği konusunda net bir sonuca varılamadığı belirtildi. Ayrıca, Sultan Nur Ulu adlı bir başka kişi de ifadelerde yer alıyor ve kendisine ev hapsi uygulanmıştı.

Gülter, annesinin cam korkusundan bahsederek, camın açık kalmasının üç olası sebebini sıraladı: camı kapatmak, bir böcek (kelebek) yakalamak ya da birinin camı bir şekilde taşıması. Bu teoriler, olayın tesadüfi mi yoksa planlı mı olduğuna dair spekülasyonları artırdı.

Soruşturmanın Gelişimi ve Hukuki Süreç

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili kapsamlı bir inceleme yürütüyor. Tuğyan Ülkem Gülter, “tasarlayarak yakın akrabayı öldürmek” suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu ise ev hapsiyle yargılanıyor. Gülter, telefonunun incelenmesi için savcılığa teslim edildi ve ses kayıtlarının analizine devam ediliyor.

Avukatları, Gülter’in ifadelerinin “aşırı duygusal ve stresli bir ortamda” yapıldığını, bu yüzden sözlerin bağlamının doğru değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Savcılar ise, ses kayıtlarındaki tutarsızlıkların ve evdeki fiziksel koşulların olayın cinayet ya da kazadan mı kaynaklandığını ortaya koymak için kritik olduğunu vurguluyor.

Kamusal Tepki ve Medya Yansımaları

Güllü’nün ölümü, sosyal medyada geniş yankı buldu. Birçok hayran ve kamuoyu, sanatçının trajik ölümünün ardındaki gizemi çözmek için çeşitli teoriler ortaya attı. Özellikle “ablalar arasında gizli bir husumet”, “kapanma odaları”, “kayıp şifreli kapı” gibi unsurlar, dedektiflik programları ve internet forumlarında tartışıldı. “Kervan” adlı bir sevgili figürü de iddialar arasında yer alıyor; Gülter, ablasının bu kişi için “her şeyi yapabileceğini” belirtti.

Bu süreçte, kamuoyunun dikkatini çeken bir diğer nokta da “Tuğyan’ın geçmişte uyuşturucu kullandığı” iddiası. Gülter, bu iddiayı “kendi beyanına göre 5‑7 yıl önce bırakmış” şeklinde yanıtladı, ancak ablasının hâlâ yalan söyleme eğiliminde olduğu vurgulandı.

Gelecek İçin Beklentiler

Gülter, “gerçeğin ortaya çıkmasını istiyorum” diyerek sürecin şeffaf ve adil bir şekilde ilerlemesini talep etti. Olayın cinayet olarak değerlendirilmesi halinde, “yapan, düşünen ve karışan herkesten şikayetçiyim” ifadeleri, davanın ciddi bir boyuta taşınabileceğini gösteriyor. Uzmanlar, bu tür aile içi trajedilerin psikolojik ve sosyal etkilerini inceleyerek, benzer vakaların önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Sonuç olarak, Yalova’da yaşanan bu trajik olay, sadece bir aile dramı olmaktan çıkıp, geniş toplumsal ve hukuki bir tartışma konusuna dönüşmüş durumda. Soruşturmanın sonuçları, aile içi şiddet, ev güvenliği ve hukuk sisteminin bu tür durumları nasıl ele alması gerektiği konusunda yeni bir referans noktası oluşturabilir.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.