Reuters’ın haberine göre Skipper adlı tanker, Aralık ayının başlarında yaklaşık 1,8 milyon varil petrol taşıdı. Yaklaşık 200 bin varil ek bir yük ise, geminin ele geçirilmesinden hemen önce başka bir yere aktarılmıştı.
ABD Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt, geminin bir ABD limanına yönlendirileceğini ve bu süreçte “petrolün kontrolü yasal prosedürler çerçevesinde ele geçirilecektir” açıklamasında bulundu.
ABD, Eylül ayından bu yana Venezuela yakınlarında güvenlik operasyonları yürütüyor. Bu operasyonlar sırasında 87 kişi hayatını kaybetti ve Venezuela’ya ait teknelere yönelik saldırılar gerçekleşti.
İlaveten, ABD Hazine Bakanlığı yeni bir yaptırım paketinde Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun eşi Cilia Flores’in üç yeğeni, Maduro ile bağlantılı bir iş insanı ve petrol sektöründe faaliyet gösteren altı nakliye şirketini hedef aldı. Bu şirketlerin bazıları, “narko‑terörist rejime finansal kaynak sağlamak” suçlamasıyla da listelendi.
Başkan Donald Trump, 10 Aralık Çarşamba günü açıklamasında, “İyi bir gerekçeyle” bu tankere el koyduklarını ve gemiyi elinde tutacaklarını belirtmişti. Olayla ilgili fotoğrafların “bu aralar açıklanacağını” ve “detayların ilgili kişilerle görüşüleceğini” söyleyerek şeffaflık vaat etti.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi ise, Skipper’ın Venezuela ve İran’dan yaptırım uygulanan petrolü taşıdığı iddiasıyla ele geçirildiğini vurguladı. Bu, ABD’nin uyuşturucu akışını ve kara para devrini engelleme politikasının bir parçası olarak görülüyor.
Venezuela yetkilileri, ABD’nin bu adımını “egemenlik ihlali” olarak nitelendiriyor ve Birleşmiş Milletler’e protesto dilekçesi sunma hazırlığı içinde. Aynı zamanda, Çin’in Venezuela’dan gelen petrol hacmini artırma çabaları da bu gerilimi tetikliyor. Uzmanlar, petrol fiyatları üzerindeki potansiyel etkileri yakından izliyor; 60‑100 milyon dolarlık bir yük, küresel piyasada fiyat dalgalanmalarına yol açabilir.
