Reuters’ın haberine göre Skipper adlı tanker, Aralık ayının başlarında yaklaşık 1,8 milyon varil petrol taşıdı ve ele geçirilmeden hemen önce 200 bin varil daha başka bir gemiye aktardı.

Bu operasyon, Beyaz Saray Basın Sözcüsü Karoline Leavitt tarafından günlük basın brifinginde açıklandı. Leavitt, “Gemi bir ABD limanına yönlendirilecek ve Amerika Birleşik Devletleri, bu petrolün kontrolünü ele geçirmeyi planlıyor” ifadelerini kullandı ve sürecin “yasal prosedürler çerçevesinde” yürütüleceğini vurguladı.
ABD ordusu, Trump yönetiminin “uyuşturucu girişini engelleme ve yaptırım politikalarını uygulama” hedefleri doğrultusunda, Eylül 2023’ten bu yana Venezuela yakınlarında sık sık deniz operasyonları düzenliyor. Bu çerçevede, Venezuela’ya ait teknelere yönelik saldırılarda 87 kişi hayatını kaybetti.
Leavitt, “Başkan, uzun zamandır hiçbir yönetimin benimsemediği bir yaklaşımı uyguluyor ve kendi arka bahçemizde olup bitenlere odaklanıyor.” diyerek, petrol ve uyuşturucu akışını kontrol etmenin ABD yönetimi için “öncelikli konular” arasında olduğunu belirtti.
ABD Başkanı Trump, 10 Aralık Çarşamba günü, Venezuela açıklarındaki petrol tankerine “iyi bir gerekçeyle” el koyduklarını ve tankeri ellerinde tutacaklarını açıklamıştı. Trump, olayla ilgili fotoğrafların “bu aralar açıklanacağını” ve “detayların ilgili kişilerle konuşulacağını” sözlerine ekledi.
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, Skipper’ın “Venezuela ve İran’dan yaptırım uygulanan petrolü taşımak için kullanıldığı” iddiasıyla ele geçirildiğini duyurdu. Aynı zamanda, Maduro yönetiminin yakın çevresindeki iş insanları ve nakliye şirketleri de yeni yaptırım listesine alındı. Bu şirketlerin “narko‑terörist rejime finansal kaynak sağladığı” iddiası, ABD’nin bölgedeki stratejik baskısını artırıyor.
ABD Hazine Bakanlığı, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun eşi Cilia Flores’in üç yeğenini, Maduro ile bağlantılı bir iş insanını ve petrol sektöründe faaliyet gösteren altı nakliye şirketini yaptırım listesine ekledi. Bu kişilerin geçmişte kokain kaçakçılığı ve kara para aklama suçlamalarıyla tutuklu oldukları, ancak 2022’de eski ABD Başkanı Joe Biden tarafından aflandıkları da belirtildi.
Bu adımlar, Washington’ın Venezuela’nın petrol gelirlerini “yasa dışı rejimlere ve uyuşturucu terörizmine” akmasını engelleme çabasının bir parçası olarak görülüyor.
Venezuela hükümeti, ABD’nin bu girişimini “egemenliğine yönelik açık bir ihlal” olarak nitelendirerek Birleşmiş Milletler ve Latin Amerika ülkelerinden destek talep ediyor. Öte yandan, Çin’in Venezuela’dan petrol alımını sürdürdüğü bildiriliyor; bu da bölgedeki jeopolitik gerilimin daha da artabileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, ABD’nin bu tür deniz operasyonlarını “kısa vadeli bir kazanç” olarak görse de, uzun vadede bölgedeki istikrarı ve enerji piyasalarını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.