Trevor “Gonky” Hartsock, ABD Donanması’nda uzun yıllar savaş pilotu olarak görev yaptı ve YouTube kanalında Kızılelma’nın görüntülerini izledikten sonra şu ifadeleri kullandı: “Yani bu tamamen otonomsa gerçekten harika. Daha önce hiç böyle bir şey görmemiştim. Bu beni biraz korkutuyor. Savaş pilotu ve BVR füzesi ateşlemiş biri olarak bu yeteneğe şapka çıkarıyorum. ABD, Rusya ve Çin’in aynı yolu izleyip izlemeyeceğini görmek ilginç olacak.”
Eski ABD Hava Kuvvetleri ve Donanması pilotu C.W. “Mover” Lemoine ise Kızılelma’nın yerli hava‑hava füze entegrasyonuna değinerek şunları söyledi: “İşin diğer kısmı yerli füze. Hepimiz biliyoruz ki savaştayken ilk tükenecek hava‑hava füzesidir. Yani bu füzeleri ve insansız hava araçlarını seri olarak üretebilirseniz, işte bu sizin kuvvet çarpanınız.”
Kızılelma, Türkiye’nin savunma sanayisinin bir dönüm noktası olarak tanımlanan ilk insansız muharip savaş uçağıdır. Geleneksel SİHA’lardan farklı olarak şu yenilikçi özelliklere sahiptir:
Kızılelma’nın ortaya çıkışı, bölgesel güç dengelerini yeniden şekillendirme potansiyeli taşıyor. ABD, Rusya ve Çin gibi büyük savunma aktörleri, “bu teknolojiye karşı nasıl bir strateji geliştirecek?” sorusunu gündeme getiriyor. Uzmanlar, Kızılelma’nın seri üretim kapasitesi ve yerli füze entegrasyonu sayesinde Türkiye’nin kuvvet çarpanı niteliğinde bir savunma platformu elde edeceğini vurguluyor.

Türk savunma sanayisi, Kızılelma’nın ardından yeni nesil insansız platformlar geliştirmeyi hedefliyor. Otonom sistemlerin artan rolü, hem operasyonel verimliliği hem de maliyet etkinliğini artırarak, gelecekteki hava savaş konseptlerini yeniden tanımlayabilir.