
Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şubesi Mali Büro Amirliği ekipleri, Mahir A. (46) ve Yakup K. (49) liderliğindeki çetenin, kendi kurdukları 8 paravan şirket üzerinden gıda malzemesi satın alarak 22 firmayı sahte konkordato ile dolandırdığı ihbarıyla harekete geçti. Ekip, teknik ve fiziki takip başlatarak yaklaşık 10 ay süren bir soruşturma yürüttü.

Operasyon, aynı anda 10 ildeki çok sayıda adrese eş zamanlı baskınla gerçekleştirildi. Toplam 25 şüpheli gözaltına alındı; bunların arasında çetenin liderleri Mahir A. ve Yakup K. da bulunuyor.
Polis, şüphelilerin banka hesaplarında bir yıl içinde yaklaşık 1,5 milyar lira para trafiği olduğunu tespit etti. Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu da aynı rakamı doğruladı. Ele geçirilenler arasında:
• 285.800 TL nakit
• 11.943 USD, 2.370 EUR
• 7,745,000 TL değerinde altın ve ziynet eşyası
• 8 kg altın (8 külçe)
• 249 şüpheli adına kesilmiş çek
• 111 senet, 9 tapu, 26 şirket kaşesi
• 25 lüks otomobil, 29 farklı ilde ev, arsa ve ofis
Toplam 348 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.
Gözaltına alınan şüphelilerden Yakup K. sorgulamada “Şirketlerle hiçbir bağım yok, imzamı vermedim” derken, Mahir A. ise “Konkordato sürecini yönettim, dolandırıcılık yapmadım” açıklamasında bulundu. Bu savunmalara rağmen, 15 şüpheli tutuklanarak adliyeye sevk edildi; 8’i adli kontrol şartıyla, 2’si ise savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Bu büyük ölçekli gıda dolandırıcılığı, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomik dengesini sarsmış, bölgedeki gıda tedarik zincirine güveni zedelemişti. Uzmanlar, benzer suçların önlenmesi için konsolidasyon denetimlerinin ve şeffaflık mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, paravan şirketlerin sıkça kullanılmasının önüne geçilmesi için ticaret sicilinde daha sıkı denetim öneriliyor.
Yetkililer, operasyonun sadece bir başlangıç olduğunu, benzer şebekelerin ülke çapında tarama çalışmalarıyla tespit edileceğini belirtiyor. Gıda sektöründe güvenin yeniden sağlanması için uzun vadeli önlemler, denetim süreçlerinin dijitalleştirilmesi ve finansal akışların izlenmesi kritik öneme sahip.