Derya Ayaydın, “Bu ülkenin gemisi AK Parti, kaptanı Sayın Erdoğan’dır” diyerek partiye ve Cumhurbaşkanına olan güvenini yineledi.
“Bu yüzyıl yerli üretimin, milli teknolojinin, güçlü sanayinin yüzyılı olacaktır” sözleriyle Türkiye’nin yeni dönemde dışa bağımlı olmaktan çıkarak ihracat odaklı bir ekonomi olma hedefini vurguladı.

Derya Ayaydın, mecliste yaptığı konuşmada 2026 yılı bütçe görüşmelerinin detaylarını paylaştı. “KOBİ’lerin dijitalleşmesi hızlanacak, tekno‑park ve girişimcilik destekleri artacak” diyerek KOBİ’lerin büyümesinin ön planda olduğunu belirtti.
Ayaydın, “Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde 23 yılda sessiz bir devrim yapıldı” ifadesiyle geçen iki on yılı özetledi. 2002 yılında 30 milyar dolarlık ihracattan, bugün 250 milyar doları aşan bir ihracat rakamına ulaşmanın yanı sıra, insansız hava araçları (İHA) ve SİHA’ların dünya çapında tanınması gibi savunma sanayiindeki atılımlara değindi.
“TOGG maket” dediler; bugün yollar TOGG’la dolu. Bu gibi örneklerle muhalefetin eleştirilerine karşı partiye duyulan güveni pekiştirdi.
Ayaydın, “Kadın emeği ve sevkiyatı olmadan kalkınma olmaz” diyerek kadın istihdamının önemine vurgu yaptı. Emine Erdoğan’ın öncülüğünde yürütülen sıfır atık projesi ve kadın girişimcilerin destek programları sayesinde kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarındaki temsilinin arttığını belirtti.
Türkiye’nin sıfır atık projesinin uluslararası alanda örnek gösterildiğini dile getiren Ayaydın, “2053’te net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda karbonsuz üretim ve enerji yatırımları”nın bütçeye yansıyacağını vurguladı. Yeşil dönüşümün sanayi politikalarının merkezinde yer alacağına dikkat çekti.
Milletvekili, “Aziz milletimiz ‘hayır koalisyonu’ siyasetinden bıkmış durumda” diyerek mevcut muhalefet stratejisine eleştiri getirdi. “Türkiye kendi arabasını, kendi çipini, kendi uzay programını üretecek” sözleriyle yerli üretim ve bağımsızlık temalarını bir kez daha ön plana çıkardı.
Bu bütçe, “sanayicimizin alın terine, mühendisimizin emeğine, genç girişimcimizin hayaline destektir” ifadesiyle, ülkenin uzun vadeli kalkınma vizyonunun bir parçası olarak sunuldu.