AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının detaylarını paylaştı. Toplantıda Mali ve İdari İşler Başkanlığı, Teşkilat Başkanlığı ve Türk Devletleri ile İlişkiler Başkanlığı’nın sunum yaptığı ve TBMM çalışmalarının da ele alındığı belirtildi.

Çelik, “Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge dediğimizde tablo açıktır” diyerek, Irak’ın tamamında terör örgütünün tasfiyesinin bir retorik olmaktan çıkıp somut bir eylem olması gerektiğini vurguladı. Aynı yaklaşımın Suriye’deki SDG terör örgütü için de geçerli olduğunu belirtti: “Irak’taki gibi, Suriye’de de SDG’nin varlığının sona ermesi gerekir.”
Çelik, sanal kumarın ve bahis uygulamalarının bir “pandemi” haline geldiğini ve bu durumun aileleri ve gençleri olumsuz etkilediğini dile getirdi. Bu konulara yönelik bir eylem planı hazırlandığını, partinin ilgili birimlerinin MYK çerçevesinde sıkı takip yapacağını ifade etti.
“En sert, en tavizsiz mücadele” sloganı altında, Çelik, hem hukuki çerçevede hem de siyasi stratejilerle terörle mücadelede devletin tüm imkanlarını seferber edeceğini belirtti. Cep telefonları ve diğer teknolojik araçlarla terör örgütlerine erişimin kolaylaşmasının tehdidi büyüttüğünü vurguladı.
Çelik, Suriye’nin içinde bulunduğu üç ana tehdidi sıraladı: Esad rejiminin kalıntıları, Dürzi topluluğunu temsil ettiği iddia edilen ancak aslında Siyonist yanlı bir lider ve SDG terör örgütü. Her bir tehdidin farklı bölgelere (Lazkiye, güney ve kuzeydoğu) yayılmış olduğunu ve bu durumun bölgenin birliğini ve dirliğini tehdit ettiğini açıkladı.
Çelik, SDG’nin faaliyetlerini “Kürtlerin kazanımı” gibi sunanları sert bir dille eleştirdi. Bu yaklaşımın, “bir terör örgütünün, etnik ya da dini bir grubun kazanımı gibi gösterilmesi” kabul edilemez olduğunu vurguladı ve tüm terör örgütlerinin toplumsal bir zarara yol açtığını yineledi.
14‑28 Mayıs seçimleri sürecinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriyeli misafirlerin Türkiye’den gönderilmesi yönündeki kampanyasına rağmen, insan hakları ve uluslararası sorumluluk çerçevesinde bu politikadan vazgeçmediği belirtildi. Çelik, bu tutumun “ahlaki duruşunun hiç bozulmadığını” vurgulayarak, Suriye’deki mültecilerin güvenli bir dönüş sürecine destek verileceğini söyledi.
Çelik, MYK’nın bu konuları sıkı bir takiple sürdürmeye devam edeceğini, partinin ilgili birimlerinin “daha yoğun, daha sıkı” bir eylem planı geliştireceğini ve terörle mücadelede “tavizsiz” bir duruş sergileyeceklerini yeniden teyit etti.