Efkan Ala, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’in ilan ettiği “Uluslararası Barış ve Güven Yılı” vesilesiyle Aşkabat’taki forumda yaptığı açıklamaları “Türkiye, hem bölgesel hem de küresel düzeyde barış ve istikrar gündemine aktif ve yapıcı bir konum sergilemektedir” şeklinde dile getirdi. Ala, bu etkinliğin Türkiye’nin çok katmanlı dış politika stratejisinin somut bir yansıması olduğunu belirtti. Forum, ülkenin diplomatik ağlarını derinleştirme, ekonomik iş birliğini artırma ve bölgesel güvenlik mekanizmalarına katkı sağlama amacını taşıyan bir zemin işlevi gördü.

Ala, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ile gerçekleştirilen ikili görüşmelerde ticaret, enerji, yatırım ve güvenlik alanlarında stratejik iş birliği mekanizmalarının oluşturulduğunu vurguladı. Bu görüşmeler, “ekonomik dayanışma ile istikrar arasındaki karşılıklı bağı güçlendirmeye yönelik somut politika seçenekleri” sunarak bölgesel barışa katkı sağladı. Ayrıca, Pakistan‑Afganistan sınırındaki ateşkes çabalarına Türkiye’nin ara buluculuk rolünün takdir edildiği ve Şerif’in teşekkür ettiği belirtildi.
Ala, Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan kapsamlı görüşmenin, Türkiye’nin karmaşık uluslararası krizlerde üstlendiği ara buluculuk misyonunu yeniden teyit ettiğini söyledi. Ukrayna‑Rusya savaşının çözümüne yönelik kısıtlı ateşkes mekanizmaları ve müzakere süreçlerine ev sahipliği yapma iradesi, taraflar nezdinde Türkiye’ye duyulan güvenin bir göstergesi olarak öne çıktı. Ala, bu çabaların “Türkiye’nin barış ilkelerine bağlılığı ve diyalog temelli istikrar anlayışının diplomatik bir tercih olarak açıkça ortaya konulduğu” bir örnek olduğunu belirtti.
Efkan Ala, Aşkabat’taki diplomatik temasların, 21. yüzyılın çok katmanlı güvenlik ve barış inşası gereksinimlerine uygun bir dış politika vizyonu sunduğunu vurguladı. “Türkiye, çok katmanlı diplomasinin imkanlarını kullanarak uluslararası arenada bir aktör olmanın yanında, barış için vazgeçilmez bir ortak ve istikrarın inşasında güvenilir bir mimar kimliğini güçlendirmektedir” diyerek sözlerini tekrarladı. Bu çerçevede, ülkenin bölgesel ve küresel düzeyde barışa katkı sağlayan sorumlu ve proaktif bir dış politika yaklaşımı benimsediği, ekonomik, enerji ve güvenlik alanlarında iş birliğini derinleştirerek uluslararası güvenin göstergesi olduğu vurgulandı.