
AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu, Rudaw TV’de katıldığı programda, dışişleri bakanı Hakan Fidan‘ın Türkiye’nin Suriye politikası ve “SDG” (Suriye Demokratik Grubu) konusundaki son açıklamalarını “dönemin ruhunu tam olarak yansıtmıyor” ve “cumhurbaşkanının iradesine aykırı” bulduğunu dile getirdi.

Ensarioğlu, “Bizim başkanlık sistemimizde politika belirleyici olan irade, Cumhurbaşkanı’nın iradesidir. Cumhurbaşkanı’nın iradesine aykırı tavır gösteren kişi ya görevi bırakır ya da görevden alınır” ifadelerini kullandı.
Programda sözlerine devam ederken, “Türkiye’nin böylesine önemli meselelerinde, sıfatı ne olursa olsun, Cumhurbaşkanı’nın iradesinin üstünde bir irade olamaz ve kimse buna karşı bir irade ortaya koyamaz” şeklinde vurguladı.
Ensarioğlu, Fidan’ın açıklamalarında “Suriye politikasına dair bazı sertliklerin bulunduğu ve dönemin ruhunu tam yansıtmayan ifadelerin kullanıldığı” yönünde eleştirisini dile getirerek, nihai kararın her zaman Cumhurbaşkanı tarafından verildiğini yineledi.
Bu eleştirilerin yanı sıra, Ensarioğlu, DEM Parti’nin 4 Ocak’ta planladığı mitinge de değindi. Mitingin zamanlamasını “dönemin ruhuna uygun bulmadığımı” belirten milletvekili, “Öcalan bile çözüm sürecinde kendi geleceğinin konuşulmasını şu aşamada doğru bulmazken, biz bu kadar önemli bir merhaleye kat etmişken ortamı bozacak adımlardan kaçınılmalıdır” diye konuştu.
Ensarioğlu, “Hassasiyet yaratacak, karşı milliyetçiliği körükleyecek ve bu süreci sabote etmek isteyenlerin eline malzeme verecek gereksiz eylemlerin yapılmaması gerektiği kanaatindeyim” diyerek, mitingin zamanlamasının ve içeriğinin Türkiye’nin mevcut siyasi atmosferiyle uyumlu olmadığını savundu.
Öte yandan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, TRT World’de yayınlanan bir programda, “Tekrar askeri yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz ancak ‘SDG’, ilgili aktörlerin sabrının tükenmekte olduğunu anlamalıdır. 10 Mart Anlaşması’na bağlılıklarını yerine getirmeleri gereken bir noktaya gelmeliler” ifadelerini kullandı. Fidan, anlaşmanın gecikmeden uygulanmasını vurgularken, “Şam’daki Suriyeli ortaklarımız da bu adımın ulusal birlikleri için çok önemli olduğunu görüyor” dedi ve “Doğru taktik, teknik ve iş birliği biçimlerini kullanırsak hedefe ulaşacağımızı düşünüyorum” şeklinde iyimser bir tutum sergiledi.
Bu iki liderin açıklamaları, Türkiye’nin Suriye politikası üzerindeki iç dinamiklerin ne kadar çetrefilli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Ensarioğlu’nun Cumhurbaşkanı’nın iradesine vurgu yapması, partinin iktidar içinde tutarlılık ve disiplin beklentisini ortaya koyarken, Fidan’ın ise bölgesel istikrarı sağlama çabası, dış politika önceliklerini yansıtıyor. Uzmanlar, bu tür açıklamaların parti içi dengeyi ve kamuoyunun algısını şekillendirebileceğini, ayrıca DEM Parti’nin planladığı mitingin zamanlamasının siyasi gerilimleri artırma potansiyeli taşıdığını belirtiyor.
Sonuç olarak, Ensarioğlu’nun sert eleştirileri ve DEM Parti’nin mitingiyle ilgili uyarıları, Türkiye’nin Suriye politikası ve iç siyasi atmosferi arasında sıkı bir bağ olduğunun altını çizerken, ilerleyen günlerde bu tartışmanın meclis oturumları ve parti toplantılarında daha da yoğunlaşması muhtemel.