
AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği ve İnegöl Belediyesi’nin düzenlediği “Maziden Atiye Vefa Buluşması” programına katıldı. Programa Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Dr. Nazif Yılmaz, İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Prof. Dr. Mustafa Cevat Akşit, Prof. Dr. Hayrettin Karaman, Dr. Tayyar Altıkulaç, ÖNDER İmam Hatipliler Derneği Genel Başkanı Abdullah Ceylan ve dernek üyeleri de dahil edildi.

Programda açılış konuşmasını yapan Abdullah Ceylan, “İmam hatip demek bizler açısından sadece bir tabeladan, bir okuldan ibaret değil. Bir kimliğin, bir duruşun, bir vizyonun temsilcisi aslında imam hatip okulları bugün” diyerek kurumun tarihsel kökenlerine değindi. Ceylan, 1951’de başlayan sürecin geriye dönüp incelendiğinde “kutlu bir miras” olduğunu vurguladı.
Ömer İleri, konuşmasında, dönemin Milli Eğitim Bakanı olan dedesi Tevfik İleri‘nin imam hatip okullarının açılmasındaki öncülüğünü hatırlattı. İleri, “Son derece zorlu bir dönemde görev almışlar. Radyolarda Kur’an okutulmasından dahi rahatsızlık duyulan, Türkçe ezan zorlamasının hâlâ devam ettiği bir süreçte görev almışlar. Bütün bu sıkıntılara rağmen cesaretle ilerlemişler” ifadeleriyle, bu okul sisteminin tarihsel mücadelesini özetledi.
İleri, babasının Meclis’te yaptığı bir konuşmadan alıntı yaparak, “Bizim yol, köprü, mektep yapmak sırf bu millete hizmet etmek için yapılan işlerdir. Din bilgisini Müslüman Türk çocuklarına en müspet şekilde vermek, politikadan uzak bir millet hizmetidir” dedi. Bu sözler, imam hatip okullarının eğitim politikası üzerindeki derin etkisini gösteriyor.
İleri, kurumların kuruluş sürecinde yaşanan “malum çok ciddi siyasi tartışmalar”a değinerek, Celalettin Ökten hocanın ve diğer müteakip siyasetçilerin mücadelelerini hatırlattı. O dönem Meclis’te yapılan bir konuşmadan da alıntı yaparak, “Vahyin aydınlığında, aklın ve bilimin öncülüğünde, hak ve hakikatin peşinden giden nesiller” şeklindeki vizyonun altını çizdi.
Bu zorlu süreç, “bugün itibarıyla çok farklı bir noktaya gelmiş durumda” ifadesiyle günümüzdeki başarıların temelini oluşturdu.
İleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, devletin üst kadrolarında imam hatip mezunu bireylerin bulunduğunu vurguladı. “Tüm engellemelere rağmen, imam hatip mektepleri şu geldiğimiz noktada dünyaya model olmuş bir sistemdir” sözleriyle, bu okulların ülke yönetimindeki etkisini bir kez daha teyit etti.
İleri, bu modelin “manevi değerlerden uzaklaşmak” safsatasını çürüttüğünü ve “ileri olmanın ön şartının manevi değerlerimizden uzaklaşmak” yanılgısının yanlış olduğunu belirterek, imam hatip sisteminin hem eğitsel hem de ideolojik bir köprü olduğunu savundu.
Program sonunda İleri, imam hatip okullarının sadece geçmişteki bir başarı değil, aynı zamanda gelecekteki eğitim politikalarının da temel taşı olduğunu söyledi. “Bu modeli daha da geliştirmek, tanıtmak ve gençlerimize ilham kaynağı olarak sunmak için çalışmaya devam edeceğiz” diyerek, sürecin devam edeceğinin sinyalini verdi.