AK Partili Tayyar: Yanına sunucuları alıp hakim ve savcıları ziyaret ediyorlar

AK Partili Tayyar: Yanına sunucuları alıp hakim ve savcıları ziyaret ediyorlar
Yayınlama: 19.12.2025
5
A+
A-

Mehmet Akif Ersoy’un tutuklanması sonrasında ortaya çıkan iddialar, medya ve yargı arasındaki bağların karanlık bir tabloya dökülmesine yol açtı.

Şamil Tayyar’dan Çarpıcı Açıklamalar

AK Partili milletvekili Şamil Tayyar, sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, “Üst düzey medya yöneticisi, yargıdaki işleri için yanına bu sunuculardan birini alarak hakim ve savcıları ziyaret ediyor” ifadelerini kullandı. Tayyar, aynı zamanda bir diğer yöneticinin “alem esnasında önemli devlet yöneticilerini görüntülü arayarak yanındaki kadınlara güç gösterisi yaptığı” iddiasını da ortaya attı.

“Mehmet Akif Ersoy eksenindeki uyuşturucu soruşturmasında masumiyet karinesi ve aile hukukunu gözeterek dosyanın içeriğine girmiyoruz. Ancak ‘özel hayat’ diyerek kenarından dolaştığımız dosyayı detaylı inceleyip bağlantıları birleştirdiğimizde sapkın ilişkiler ve uyuşturucu kullanımının ‘keyif’ boyutunu aştığı görülüyor,” diyerek iddialarını destekleyen Tayyar, bu süreçte devlet, siyaset, ticaret ve yargı çevrelerinin de işin içinde olduğunu iddia etti.

Bu açıklamalar, Ersoy’un tutuklanmasıyla başlayan ve hâlâ devam eden uyuşturucu soruşturmasının sadece bir adli mesele olmadığını, aynı zamanda medya yöneticileri ve yargı mensupları arasında gizli bir ağ olduğunu ima ediyor.

Dosyanın Arka Planı ve Genişleyen Şüpheler

Mehmet Akif Ersoy, uzun yıllardır Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden biri olarak tanınıyor ve bir dizi haberinde devletin ve büyük şirketlerin iç işleyişini eleştirmişti. 2025 yılının ilk çeyreğinde, Ersoy’un ofisine yapılan bir baskın ve ardından tutuklanması, ülke genelinde büyük bir yankı uyandırdı. Uyuşturucu madde kullanımı iddiası ise pek çok gözlemci tarafından siyasi bir hamle olarak yorumlandı.

Şamil Tayyar’ın açıklamaları, bu iddiaların sadece Ersoy’a özgü bir durum olmadığını, aynı zamanda medya yöneticilerinin yargı ve kamu kurumlarıyla yakın ilişkileri olduğunu gösterdi. Tayyar, “Önemli kamu kurumundaki başkan yardımcısı sevgilisini kuruma aldırıyor. Bir başkası TV sunucusu sevgilisine bir kamu kurumundan sembolik rakamla ev kiralıyor” diyerek, kişisel ve resmi ilişkilerin iç içe geçtiğini belirtti.

Bu söylemler, Türkiye’de medyanın bağımsızlığı ve yargı bağımsızlığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Uzmanlar, “Bu tip iddialar, demokrasiye ve hukukun üstünlüğüne ciddi bir tehdit oluşturur” diyerek durumu eleştirdi.

Görüşler ve Analizler

İç siyasetteki gözlemciler, Tayyar’ın sözlerini iki ana başlıkta değerlendirdi: 1) Medya yöneticileri ve yargı mensupları arasındaki olası usulsüz temaslar, 2) Siyasi iktidarın bu ilişkileri nasıl kullandığı. Bir hukuk akademisyeni, “Yargı mensuplarının, medya temsilcileriyle birlikte hareket etmesi, yargının tarafsızlığını zedeler” şeklinde uyarıda bulundu.

Diğer yandan, bazı muhalif siyasetçiler, Tayyar’ın iddialarını “yeni bir skandalın başlangıcı” olarak nitelendirerek, soruşturmanın kapsamını genişletmek ve ilgili kişileri yargı önüne çıkarmak istediklerini öne sürdü.

İddiaların doğruluğu henüz bağımsız bir yargı organı tarafından teyit edilmemiş olmakla birlikte, kamuoyunda geniş bir merak ve şüphe atmosferi oluştu. Sosyal medyada #Tayyarİddiaları etiketi, kısa sürede binlerce gönderiyle trend oldu.

İleriki Süreç ve Beklentiler

Şu anki durumda, ilgili makamların resmi bir açıklama yapması ve iddiaların somut delillerle desteklenip desteklenmediğinin araştırılması bekleniyor. Yargı bağımsızlığı savunucuları, “Bu tür iddialar, ancak adil ve şeffaf bir yargı süreciyle çözülebilir” diyerek, sürecin hızlı ve adil bir şekilde ilerlemesini talep ediyor.

Öte yandan, medya çevreleri ise bu iddiaların bir “politik oyun” olup olmadığını sorguluyor. Birçok gazeteci, “Medyanın özgürlüğü, bu tip spekülasyonlarla zarar görmemeli” şeklinde uyarıda bulunuyor.

İlerleyen günlerde, Ersoy’un tutuklanma kararının gerekçeleri, medya yöneticileriyle ilişkilerin detayları ve olası yargı reformu tartışmalarının gündeme oturması bekleniyor. Türkiye’nin demokrasi ve hukuk sistemi, bu tür skandallar karşısında nasıl bir duruş sergileyecek, yakından izlenecek.

Bir Yorum Yazın


Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.