
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, 2026 yılı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Tarım ve Orman bakanlıklarının bütçelerinin görüşülmesi için toplanmıştı. Toplantının yoğun bir atmosferde ilerlediği sırada, İstanbul milletvekili Nilhan Ayan söz alarak hükümetin muhalefete yönelik eleştirilerini dile getirdi.

Ayan, konuşması sırasında şu sözleri kullandı: “Biz 51 bin 281 köy evi yaparken siz şahsi villalarınız için belediyelerin tüm imkânlarını seferber ettiniz. 81 ilimizde yüzyılın konut projesiyle 500 bin ev inşa ediyoruz…” Bu ifadeler, hükümetin altyapı ve konut politikalarını övmekle birlikte, muhalefetin “hizmet siyaseti”ni reddettiğini iddia etti.
Devamında, “Gabar’da petrol, Sakarya’da doğal gaz çıkardık; küçümsediniz.” diyerek enerji üretimindeki başarılarını vurguladı ve muhalefeti eleştirdi.
CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, “Hala en pahalı benzini kullanıyoruz, nasıl olacak?” sorusunu yöneltirken, CHP Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu da “O yüzden mi mazot 60 lira? Gabar’da petrol çıktıkça fiyatı artıyor” şeklinde yanıt verdi.
Ayan’ın en çarpıcı ifadesi ise şöyleydi: “Fakat bugün geldiğimiz noktada suya yaptığınız zam çoktan elektriği, gazı geçmiş durumda, değil mi?” Bu söz, enerji ve su fiyatlarındaki artışa dair kamuoyundaki duyarlılığı bir kez daha gözler önüne serdi.
Konuşmanın ardından CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, “Kimse demedi öyle bir şey” diyerek Ayan’ın iddialarını çürütmeye çalıştı. Tartışma, birbirine giren retoriklerle uzadı ve meclis salonunda gergin bir atmosfer oluştu.
Ayan, ardından “İngilizler meselesine gelince, bu bir hayal ürünü değil…” diyerek dış politikaya da dokundu ve muhalefetin “genel başkanı”na yönelttiği eleştirileri sürdürdü. Başarır, “Bu terbiyesizlik!” diyerek tepkisini artırdı.
Görüşmenin sonunda, iktidar ve muhalefet üyeleri birbirlerine yüksek sesle bağırarak oturdukları yerden kalktılar; ancak toplantı resmi bir karara varmadan sona erdi.
Olayın fotoğrafik kaydı, meclis içinde yaşanan gerilimin ve sözlerin etkisinin bir göstergesi oldu. Söz konusu tartışma, önümüzdeki bütçe müzakerelerinin seyrini ve enerji‑su politikalarına dair kamuoyu baskısını artırma potansiyeli taşıyor.
Uzmanlar, “Su zamları, elektrik ve doğalgaz fiyatları arasındaki denge, önümüzdeki aylarda sosyal politikaların merkezine oturacak” uyarısında bulunurken, muhalefet ise “Hükümetin sorumluluklarından kaçması” eleştirisini sürdürdü.
Bu gelişme, hem iktidar hem de muhalefet içinde iç dinamiklerin yeniden şekillenmesine ve seçmenlerin ekonomik beklentilerinin yeniden değerlendirilmesine yol açabilir.