
Almanya Başbakanı Friedrich Merz, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Bugün Avrupalı ve Kanadalı ortaklarımızla Berlin Formatı kapsamında yeni istişarelerde bulunduk. Barış sürecini ilerletiyoruz.” ifadelerini kullandı. Merz, bu görüşmenin NATO ve Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra Kanada’nın da katıldığı bir platformda gerçekleştiğini vurgulayarak, “Artık Rusya da dahil olmak üzere herkesten şeffaflık ve dürüstlük bekleniyor” dedi.
Bu açıklama, uzun süredir devam eden ve kırılma noktasına yaklaşan Rusya‑Ukrayna çatışmasının diplomatik bir çıkış yolu bulma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Merz’in sözleri, Berlin’in hem Doğu Avrupa’da istikrarı sağlama hem de Rusya’yı müzakere masasına çekme stratejisinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Şeffaflık talebi neden bu kadar kritik? Uzmanlar, savaşın başlangıcından bu yana tarafların askeri hareketlilik, sivil kayıplar ve insani yardım konularında yeterli bilgi vermediğini belirtiyor. Şeffaflık, sadece askeri durumun netleşmesi değil, aynı zamanda müzakere sürecinin güvenilirliğinin artırılması anlamına geliyor.
Almanya’nın bu açıklaması, aynı zamanda Avrupa Birliği’nin ortak dış politika çerçevesi içinde Rusya’yı izole etmeye yönelik diplomatik baskıyı da güçlendiriyor. Berlin’in bu tavrı, ABD ve Kanada’nın da desteklediği bir tutum olup, Rusya’nın uluslararası alanda daha sorumlu bir davranış sergilemesini amaçlıyor.
Avrupa birliği ülkeleri ve NATO müttefikleri, Merz’in açıklamasını “kabul edilebilir bir adım” olarak nitelendirdi. Özellikle Fransa ve Polonya dışişleri bakanlıkları, Rusya’nın “gerçek bir barış için şeffaf bir tutum sergilemesi” gerektiğini yineledi.
Öte yandan, Rusya’nın Moskova’daki yetkilileri henüz benzer bir açıklama yapmadı. Rus dış politikası uzmanları, bu durumun “Rusya’nın uluslararası baskı altında olduğunu, ancak iç politikada sert bir tutum sergilemek zorunda kalabileceğini” işaret etti.
“Şeffaflık, güvenin temelidir ve güven olmadan barışın inşası mümkün değildir,” diyen bir diplomasi analisti, Merz’in mesajının “savaş sonrası yeni bir diplomatik normun temellerini atma” potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Almanya’nın bu adımı, hem Avrupa içinde hem de küresel ölçekte barış sürecinin yönünü belirleyecek kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor. Merz’in açıklamaları, önümüzdeki haftalarda yapılacak olan çok taraflı görüşmelerin gündeminde yer alacak ve Rusya‑Ukrayna çatışmasının diplomatik bir çözümle sonuçlanıp sonuçlanmayacağına dair uluslararası kamuoyunun beklentilerini şekillendirecek.