
Almanya’nın başkenti Berlin’de, ABD ve Ukrayna yetkilileri arasında kritik bir barış masası kuruldu. Görüşmeler, Donetsk bölgesindeki askerî durumun geleceği ve Rusya‑Ukrayna çatışmasının nasıl sonlandırılacağına dair önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Görüşmelere, ABD Başkanı Donald Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Trump’ın damadı Jared Kushner ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy liderliğindeki heyet katıldı. İki gün süren oturumlar, hem stratejik hem de diplomatik açıdan yoğun bir tempo içinde gerçekleşti.
En tartışmalı konu, Rusya ile olası bir barış anlaşması çerçevesinde Ukrayna’nın Donetsk’teki askerî birimlerini geri çekmesi talebi oldu. ABD yetkilileri, bu adımın bölgedeki istikrarı artıracağını ve Rusya’nın “batıya yayılmasını” engelleyeceğini savundu. Ukrayna temsilcileri ise, çekilmenin “kabul edilebilir bir zaman çizelgesi ve güvenlik garantileri” olmadan gerçekleşmemesi gerektiğini vurguladı.
ABD, anlaşma kapsamında Ukrayna’ya NATO’nun 5. Maddesi’ne benzer güvenlik garantileri sunacağını, ancak bu garantilerin süresinin sınırlı ve “sonsuz olmayacağı” konusunda açıklama yaptı. Bu durum, Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliği sürecine de dolaylı bir etki yaratabilir.
Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi Sekreteri Rüstem Umerov, toplantı sonrası yaptığı açıklamada, “Son iki gün içinde ABD‑Ukrayna arasındaki müzakereler yapıcı ve verimli geçti. Somut ilerleme sağlandı. Gün sonunda bizi barışa daha da yaklaştıracak bir anlaşmaya varmayı umut ediyoruz.” dedi. Umerov, sosyal medyada yayılan spekülasyonlara “Lütfen söylentilere ve provokasyonlara kapılmayın” uyarısında bulundu.
Umerov ayrıca, “Steve Witkoff ve Jared Kushner’in liderlik ettiği ABD heyeti, Ukrayna’nın kalıcı bir barış antlaşmasına ulaşmasına yardımcı olmak için son derece yapıcı bir şekilde çalışıyor.” şeklinde minnettarlığını dile getirdi.
Görüşmelerin hemen ardından Zelenskiy, Almanya’nın yanı sıra İngiltere, Fransa, İtalya, Hollanda, Polonya ve İsveç liderleri ile AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg (not: Mark Rutte değil) tarafından da katılacağı bir zirveye katılacak. Bu buluşma, Barış sürecinin Avrupa çapında koordinasyonunu güçlendirecek ve olası bir toprak takası konusunda “henüz aşılması gereken büyük engeller” olduğunu vurgulayan yetkililerin açıklamalarını takip edecek.
Uzmanlar, Berlin’deki bu görüşmenin Ukrayna‑Rusya çatışmasının seyrini yeniden şekillendirebilecek potansiyele sahip olduğunu belirtiyor. Ancak, Donetsk ve Luhansk gibi Doğu Ukrayna bölgelerinde hâlâ yoğun askeri varlıkların bulunması, anlaşmanın uygulanabilirliğini zorlayabilir. Ayrıca, Rusya’nın önceki ilhakları ve bölgedeki jeopolitik gerilimler, sürecin istikrarını test edecek kritik unsurlar olarak öne çıkıyor.
Bu gelişmeler, uluslararası arenada “savaş sonrası barışın inşası” konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir ve Avrupa’nın güvenlik mimarisinde yeni bir denge arayışına işaret edebilir.