
Ferhat’ın Şirin’e aşkını anlatmak için dağları deldiği efsane, Amasya’nın Şeyhcui Mahallesi’nde yeni bir gerçeklikle buluştu. Yıllardır ormanın içinde yürüyen yürüyüşçüler, yol kenarındaki kayalık alanda bir dizi derin oyuk fark etti ve ilk başta bunları sadece toprak kayması ya da doğal çöküntü olarak değerlendirdi. Ancak yapılan araştırmalar, bu oyukların aslında üzüm pekmezi üretiminde kullanılan killi toprağın temini için kasıtlı olarak kazıldığını ortaya çıkardı.
Şeyhcui Mahallesi’nde, özellikle orman yolu olarak bilinen mevki, üstü ağaçlık ve kayalık bir alan olması nedeniyle kazılar kolayca gözden kaçabiliyor. Kazılan mağaralar zaman içinde genişleyerek, içinde birden fazla kişinin rahatça dolaşabileceği bir hacme ulaştı. Yerel halkın gözünden bu durum, hem merak uyandırdı hem de endişe yarattı. “İlk başta bir toprak kayması gibi görünüyordu, sonra pekmez için kazıldığını öğrendik” diyen mahalle sakini Sevgi Taşağıl, bu kazıların 3 yılda iki katına çıktığını belirtti.
Uzun yıllardır bölgedeki üzüm bağlarıyla ünlü Amasya, özellikle doğal ve organik pekmez üretiminde geleneksel yöntemlere hâlâ büyük önem veriyor. Bu bağlamda, Ercan Eftelioğlu gibi pekmez uzmanları, kullanılan toprağın kimyasal ve fiziksel özelliklerinin pekmez kıvamını doğrudan etkilediğini vurguluyor. “Buraları Ferhat gibi kazmışlar, ama amaç aşk değil, pekmez toprağı. Bu toprak kullanılmazsa pekmezin kıvamı istenildiği gibi tutmuyor” diye açıklama yaptı.
Yerel otoriteler, kazıların çevreye ve altyapıya olası zararlarından endişe duyuyor. Cem Yeni, “Ağaçların kökleri dışarı çıkmış. Eğer biraz daha kazarlarsa ağaçlar yolun kıyısındaki elektrik tellerinin üstüne devrilebilir. Yetkililerin önlem alması gerekiyor” şeklinde uyarıda bulundu. Özellikle yağışlı mevsimlerde kayalıkların daha da erozyona uğraması, yaya ve araç trafiği için tehlike oluşturabilir.

Belediye yetkilileri, bu tür illegal kazıların önüne geçmek ve çevre koruma standartlarını sağlamak için denetim ekipleri görevlendirdiğini açıkladı. Ancak bölgede hâlen izinsiz toprak taşıma faaliyetlerinin devam ettiği ve yerel halkın bu uygulamaları ekonomik bir gereklilik olarak gördüğü belirtiliyor. Uzmanlar, sürdürülebilir pekmez üretimi için alternatif toprak temini yöntemleri geliştirilmesi gerektiğini ve mevcut mağaraların güvenli bir şekilde kapatılmasını öneriyor.
Bu durum, Amasya’nın hem kültürel mirasını hem de doğal çevresini koruma konusunda yeni bir tartışma başlattı. Pekmez tutkunları ve çiftçiler, geleneksel üretim yöntemlerini sürdürürken çevresel riskleri minimize etmenin yollarını arıyor. Şimdiden yerel basında ve sosyal medyada geniş yankı bulmuş bu haber, bölgenin gelecekteki tarımsal politikalarına ışık tutabilir.