
Samsun’da “uyuşturucu ticareti” suçundan yargılandığı mahkeme, 69‑yaşındaki Savaş Ş.’yi 11 yıl 7 ay 25 gün hapis cezasına çarptırdı ve cezasının kesinleşmesiyle birlikte yakalama kararı yayınladı. Her iki ayağı olmayan hükümlü, Atakum ilçesindeki özel bir bakımevinde ikamet ediyordu. Jandarma ekipleri, Savaş Ş.’yi aynı gün gözaltına alarak tekerlekli sandalyesiyle Samsun Adliyesi’ne götürdü.

Mahkeme sürecinin tamamlanmasının ardından, hâkim kararını okudu ve hüküm kesinleşti. Cezaevine nakil işlemi, özel bakımevindeki sağlık ekiplerinin koordine ettiği bir lojistik plan dahilinde, tekerlekli sandalye kullanılarak gerçekleştirildi.
Sağlık görevlileri, Savaş Ş.’nin taşınması sırasında gerekli tıbbi ekipman ve bakım malzemelerini yanına alarak, “Güvenli ve insancıl bir nakil sağlamak” ilkesine bağlı kaldı. Nakil sürecinde, jandarma personeli ve hastane hemşireleri eşlik etti; tekerlekli sandalye, özel taşıma platformu ve destekli solunum cihazı gibi araçlar kullanıldı.
Cezaevine varışta, Savaş Ş. “Yaklaşık 40 yıldır cezaevlerinde geçirdiğim zamanları hatırladım. Bu kez uzun bir sürece daha hazır olduğumu düşünüyorum.” şeklinde konuştu. Bu açıklama, cezaevindeki engelli hükümlülerin yaşadığı zorlukları bir kez daha gözler önüne serdi.
Uzmanlar, ağır suçlarda bile engellilik durumunun yargılamada ve ceza infazında göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguluyor. “Cezaevi altyapısı, tekerlekli sandalye gibi hareket engeli olan hükümlülere uygun olmalı; aksi takdirde insan hakları ihlali riski doğar.” şeklinde değerlendirme yapan bir ceza hukuku akademisyeni, bu tür davaların kamuoyunda geniş yankı bulacağını belirtti.
Yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşları ise, cezaevlerinde engelli bireylere yönelik altyapı iyileştirmelerinin acilen hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Olay, hem adli süreçlerdeki lojistik sorumlulukları hem de toplumsal duyarlılık gereksinimlerini bir kez daha gündeme getirdi.