
Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, Antalya turizminin 2026 yılında bir geçiş dönemi içinde olacağını vurguladı. “Büyük sıçramalar beklemiyoruz, çift haneli büyümelerin kolay olmadığı bir süreçten geçiyoruz. Kolay geçmeyecek bir 2026 yılı var” diyerek sektörel beklentileri net bir dille özetledi.

Kavaloğlu, Antalya’ya gelen turist sayısının 16,8 milyon seviyesini geçtiğini ve geçen yıla göre %1,5 artış kaydedildiğini belirtti. Ancak 17 milyon eşik noktasına ulaşmanın jeopolitik belirsizlikler nedeniyle zor olduğunu ifade etti. Rusya‑Ukrayna savaşı ve İsrail‑Filistin geriliminin yüksek oranlı büyümeleri kısıtladığını vurguladı.
Pazar dinamiklerine bakıldığında, rezervasyonların önceki yıllara benzer seviyelerde seyredeceği ve tur operatörlerinin çift haneli büyüme hedeflemediği belirtiliyor. Kavaloğlu, “2026 yılı bizim açımızdan temel özelliği bir geçiş yılı olmasıdır” diyerek risklerin artabileceği uyarısında bulundu. Jeopolitik konumun dezavantajı olduğu, ancak Rusya‑Ukrayna savaşının sonlanması durumunda turizmin yeniden canlanma potansiyeli taşıdığı ifade edildi.
Başkan, 2019 Thomas Cook iflasından pandemiye, 2024 tur operatörü krizlerinden 2025’in ekonomik zorluklarına kadar geçen dönemde sektörün dirayet gösterdiğini hatırlattı. “Deprem sonrası finansal kriz, enflasyon baskısı, kur sabitlemesi bizi çok zorlayan bir döneme soktu” diyerek 2025’in de kolay bir yıl olmadığını, ancak sektörün kriz yönetimindeki tecrübesinin 2026’ya umutla bakmasını sağladığını belirtti.
Kavaloğlu, kış aylarının Antalya için en zor dönem olduğunu, Aralık‑Ocak aylarında doluluk oranlarının düştüğünü ve yılbaşı‑Noel döneminde kısa süreli hareketlilik görüldüğünü söyledi. 2026’da özellikle Nisan ve Mayıs aylarının iklim geçişi nedeniyle zor geçeceği, Haziran itibarıyla ise yüksek sezonun ve Kurban Bayramı’nın etkisiyle hareketliliğin artacağı öngörülüyor.
Antalya’nın ana pazarları Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya olarak sabit kalacak. Ukrayna pazarı savaş sonrası toparlanırken, yurt dışı Türk vatandaşları da uzun konaklamalarla sektöre katkı sağlıyor. İç pazarın erken rezervasyon alışkanlıkları da giderek yaygınlaşıyor.
Türkiye’nin artık düşük fiyatlı bir destinasyon olmadığı, çift haneli fiyat artışlarından kaçınılması gerektiği vurgulandı. Kavaloğlu, “Fiyatların sürekli çift haneli oranlarda artırılması halinde rekabetçi olma özelliği kaybedilir” diyerek 2026’da fiyat artışlarını sınırlı tutma kararı alındığını açıkladı. Bu strateji, hem yabancı hem de yerli turistlerden hak edilen geliri korumayı hedefliyor.
Turizmin milli bir sektör olduğu hatırlatılarak, kredi ve finansman imkanlarının artırılması gerektiği belirtildi. Restorasyon, yenileme ve kış aylarında finansal destek ihtiyacı vurgulandı. “Ekstra bir vergi yükü altında sektörü zorlamak istemiyoruz” diyerek sürdürülebilir büyüme için devlet‑özel sektör iş birliğinin önemi vurgulandı.
Antalya’nın 2026’da ev sahipliği yapacağı Dünya Uzay Kongresi ve COP31 gibi büyük etkinliklerin, Expo alanının yeniden değerlendirilmesi açısından kritik olduğu ifade edildi. Ayrıca AKTOB’un “Bir Damla Bir Dünya” sürdürülebilirlik kampanyasıyla su tasarrufu ve doğal kaynak korumasının önemi vurgulandı.