30 Temmuz 2025 tarihinde, Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’ne bağlı Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu‘nda 5 aylık Arda D.D. isimli bebek, beşiğin yatağa göre çok küçük olması nedeniyle oluşan boşluğa sıkıştı. Bebek, yaklaşık dört saat boyunca kimse tarafından fark edilmedi ve havasız kalma sonucu yaşamını yitirdi.

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, iki bakım görevlisine taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenledi. İddianamede, beş saat boyunca beşiğin kontrol edilmediği, personelin beşik‑yatak uyumsuzluğunu bilerek hâlâ aynı koşulları sürdürdüğü ve bilinçli taksir kapsamında hareket ettiği vurgulandı. Savcılık, hem idari hem de cezaî yaptırımların uygulanmasını talep ediyor.
A.Y. (temizlik görevlisi) olaydan önce beşiğin boşluğunu yönetiminle sözlü olarak paylaştığını, ancak resmi bir rapor almadığını belirtti. “Görevim temizlikti, ama personel yetersizliği nedeniyle bebek bakıcısı olarak görevlendirildim” şeklinde konuştu.
H.B. ise odada 26 bebek bulunduğunu, odaların kapasiteyi aştığını ve yoğunluk nedeniyle gözetimin zorlaştığını ifade etti. “Kameralar gün boyu çalıştı, ancak biz odaya girmedik” diyerek sorumluluğu reddetti.
Çocuk sağlığı ve gelişim uzmanları, beşik‑yatak uyumsuzluğunun çocuk ölümü riskini %70’e kadar artırabileceği konusunda uyarıda bulundu. Türkiye Çocuk Hakları Derneği ise kurumların “çocuk güvenliği standartlarını kesinlikle uygulaması” gerektiğini, aksi takdirde yasal sorumlulukların kaçınılmaz olduğunu belirtti.
Kamuoyunda büyük bir öfke ve üzüntü hakim oldu. Sosyal medya üzerinden #ArdaİçinAdalet etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı; ailelerin benzer kurumlarda benzer tehlikelerle karşılaşma korkusu dile getirildi.
Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesi “taksirle ölüme neden olma” suçunu düzenlemekte ve bilinçli taksir durumunda ağırlaştırılmış cezalar öngörmektedir. Ayrıca 5398 sayılı Çocuk Koruma Kanunu, “çocukların yaş ve gelişimlerine uygun bakım koşullarının sağlanmasını” zorunlu kılar.
Savcılık, iki bakıcıyı tutuklu yargılamaya sevk ederken, kurum müdürü Ü.S. hakkında 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni talep edildi. Diğer iki personel (N.M. ve G.K.) ise kovuşturmaya yer olmadığı gerekçesiyle serbest bırakıldı.
Geçtiğimiz yıllarda, benzer beşik‑yatak uyumsuzluğu nedeniyle yaşanan bebek ölümleri Türkiye’de birkaç kez haber olmuştu. Bu olaylar sonrasında Sağlık Bakanlığı, kurumların beşik ölçülerini ulusal standartlarla uyumlu hâle getirmesini ve düzenli denetim yapılmasını zorunlu kılmıştı. Ancak denetim eksikliği ve personel yetersizliği, hâlâ risk faktörleri arasında yer alıyor.
Uzmanlar, “Kurumların sadece fiziksel ekipman değil, aynı zamanda yeterli personel ve eğitimli bakım ekipleriyle donatılması şart” diyerek, uzun vadeli çözüm önerileri sundular.
Arda D.D.’nin trajik ölümü, çocuk bakım kurumlarının denetim, personel sayısı ve ekipman uygunluğu konularında hâlâ ciddi eksiklikler bulunduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yargı sürecinin adil ve hızlı bir biçimde tamamlanması, benzer olayların önlenmesi adına toplumsal bir sorumluluk olarak görülüyor.