
30 Temmuz 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’ne bağlı Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu’nda, 5 aylık Arda D.D. isimli bebek beşiğe sıkışarak nefes almayı bıraktı. Görevli personelin bebeği yaklaşık dört saat boyunca kontrol etmemesi, olayın en kritik unsuru olarak savcılık tarafından vurgulandı. Bebek, odanın kapısında hareketlilik olduğu halde 14:45’te son kez kontrol edilip, 18:46’da hareketsiz hâlde fark edildi.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, iki bakım personeline taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenledi. İddianamede, beşiğin yatakla uyumsuzluğu ve boşluğun yastık ve peluş oyuncaklarla doldurulması sorumluluğunun personelde olduğu, ancak bu riskin düzenli denetimle önlenemediği belirtildi. Bilincli taksir kapsamında değerlendirilerek, her iki şüphelinin de cezai sorumluluk taşıdığı talep edildi.
A.Y. (temizlik görevlisi) olay sonrası tutuklanıp 25 Eylül’de serbest bırakıldı ve şu ifadeleri kullandı: “Asıl işim temizlikti, personel yetersizliğinden dolayı bebek bakıcısı olarak görevlendirildim. Beşikte yastık yoktu, boşluk olduğunu daha önce yönetime bildirmiştik.” A.Y., bebeği ters yatırılmış şekilde gördüğünü, hemen hemşireye haber verdiğini ve hastaneye en kısa sürede götürüldüklerini belirtti.
H.B. ise “Kurumda 26 bebek var, odalar kapasitenin üzerindedir. Ben sabah 08:00’den nöbeti devraldım, gün boyunca diğer bebeklerin banyo ve temizlik işlerini yaptım. Arda bebekle temasım olmadı, hareketsiz olduğunu başka bir bakıcı fark etti.” şeklinde savunma yaptı.
Çocuk koruma uzmanları, beşik‑yatak uyumsuzluğunun çocuk güvenliği yönetmeliklerine aykırı olduğunu ve kurumların bu tür riskleri önceden engellemekle yükümlü olduğunu vurguladı. Türkiye Çocuk Hakları Derneği yetkilileri, “Böyle trajik olayların önlenmesi için denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması ve personel sayısının artırılması şarttır.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Savcılık, yaklaşık dört saatlik gözlem eksikliğini “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış” olarak nitelendirerek, her iki bakıcının da “bilinçli taksir” kapsamında yargılanmasını talep etti. Dava dosyası, kamera kayıtları, otopsi raporu ve bilirkişi raporlarıyla destekleniyor. Diğer iki çalışan (N. M. ve G. K.) için kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirken, kurum müdürü Ü.S. hakkında ise 4483 sayılı Kanun kapsamında soruşturma izni talep edildi.
Uzmanlar, çocuk evlerinde beşik‑yatak standardizasyonu, kapsamlı personel eğitim programları ve 24 saat izleme sistemlerinin zorunlu kılınmasını öneriyor. Ayrıca, aile ve toplumun denetim mekanizmalarına aktif katılımının artırılması, benzer trajedilerin önlenmesinde kritik bir adım olarak görülüyor.