Olayın gerçekleştiği gün, 30 Temmuz 2025, Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde, 5 aylık Arda D.D. isimli bebek beşiğin yatakla uyumsuzluğundan kaynaklanan bir boşluğa baş-boyun bölgesi sıkıştı.

Arda, sabah saatlerinde görevli bakıcılar tarafından odasına yerleştirildi. İddianamede belirtilene göre, beşiğin yatakla ölçülerinin uyumsuz olduğu kurum içinde uzun süredir biliniyordu. Ancak, bebek hiçbir ek yastık ya da güvenlik önlemi olmadan aynı odada bırakıldı.
Sağlık personeli, bebekte nefes almadığını fark ettiklerinde hemen en yakın özel hastaneye sevk etti. Doktorların tüm müdahalelerine rağmen bebek kurtarılamadı ve cansız bedenine kesin ölüm nedeni belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı, dört saatlik kontrol eksikliği ve beşik‑yatak uyumsuzluğunun bilinçli taksir kapsamında olduğunu belirterek iki bakıcıya taksirle ölüme neden olma suçundan iddianame düzenledi. Kamera kayıtları, son kontrolün saat 14.45’te yapıldığını, ardından bebek 18.46’da hareketsiz halde fark edildiğini gösteriyor. Savcılık, bu süre zarfında ne oda kontrolü ne de kamera izleme yapılmadığını ‘dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış’ olarak nitelendirdi.
A.Y. (temizlik görevlisi, 7 yıldır kurumda çalışıyor) olay gününün yoğun geçtiğini, bebekleri banyoya götürürken sesli bir uyarı üzerine odaya girdiğini ve beşiği ters yatırarak gördüğünü söyledi. “Herhangi bir sıkıntısı yoktu, hemen hemşireye götürdük” dedi.
H.B. (geçici görevli, 2024’ten beri çalışıyor) ise odanın kapasite aşımı ve personel yetersizliği nedeniyle sürekli olarak birden fazla bebekle ilgilenmek zorunda kaldığını vurguladı. “Kameralar gün boyu çalışıyordu, ben kontrol ettim ama bebekle temasım olmadı” şeklinde savunma yaptı.
Adli Tıp raporu, ölümün baş‑boyun bölgesinin boşluğa sıkışması sonucu havasız kalma ile gerçekleştiğini ortaya koydu. Toksikolojik incelemede ise herhangi bir madde bulunmadı.
Bilirkişi raporu, kurumda kapasite aşımı, yetersiz personel ve beşik‑yatak uyumsuzluğunun bilinen bir risk olduğunu ve bu riskin düzenli kontrol ve gözetimle önlenebileceğini belirtti. Raporda, “Beşiklerdeki boşlukların yastık ya da peluş oyuncaklarla doldurulması” gibi geçici çözümlerin yeterli olmadığı vurgulandı.
Savcılık, iki bakıcının eylemlerinin bilinçli taksir kapsamında değerlendirildiğini ve hükümler gereği cezalandırılmasını talep etti. Tutuklu bulunan şüphelilerin tutuklu kalma süreleri olası bir mahkûmiyet halinde ceza indirimi olarak dikkate alınacak.
Olayla aynı bölümde görev yapan N. M. ve G. K. için “taksirle ölüme neden olma” suçuna ilişkin kovuşturma yapılamadığı, kurum müdürü Ü.S. hakkında ise soruşturma izni talep edildiği bildirildi.
Bu trajik olay, Türkiye’de çocuk bakım kurumlarında güvenlik standartları, personel sayısı ve denetim mekanizmalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.