
Antalya’nın Kepez ilçesi Emek Mahallesi’nde, 10 yıldır biriktirdikleri 838 000 TL’yi araba alabilmek için bir kenara koyan Fatma Kaya (71) ve Abdül Kaya (72) çiftine, telefonla “polistir” diyerek arayan bir kişi, bankaya “FETÖ operasyonu” yapılacağını ve hesaplarındaki paranın hemen aktarılması gerektiğini iddia etti. Dolandırıcılar, paranın “damadınız” adıyla bir hesabıma gönderileceğini söyleyerek çiftin panik içinde banka şubesine gitmesine yol açtı.
Şüpheli telefon görüşmesinde, “telefonu kapatmayın, talimatları eksiksiz yerine getirin” denildi. Çift, bankada çalışan personele “damadımız” dediklerini söyledi ve talimatları tam olarak uygulayarak 838 000 TL’yi verilen hesap numarasına havale etti.
Parayı gönderdikten kısa bir süre sonra şüphelenen çift, durumu çocuklarına anlattı ve dolandırıldıklarını fark etti. Hemen polisle irtibata geçen çift, şüpheli kişi ve olası şüpheliler hakkında şikayetçi oldu.

Olayın şokunu hâlâ yaşayan Fatma Kaya, “Çocuklarımın ismini de söyledim, o yüzden polis olduğuna inandım. Bankada çalışan kişi parayı nereye yollayacağımı sordu, ben ‘damadımız’ dedim çünkü telefondakiler öyle istedi” şeklinde konuştu. “Dolandırıldık, paramızı geri getirsinler” diye ekledi.
Abdül Kaya ise, “Bankaya FETÖ operasyonu yapacağız, siz kimseyle konuşmayın. Sizin hesabınızdaki para merkez bankası teminatında olacak” diyerek dolandırıcıların sahte iddialarını tekrar etti. “Başka canlar yanmasın istiyoruz, devletimiz güçlüdür” diyerek mağduriyetinin giderilmesini talep etti.
Polis yetkilileri, son zamanlarda “polis kimliği” ve “FETÖ operasyonu” bahanesiyle gerçekleştirilen telefon dolandırıcılıklarını sıklaştırdı. Özellikle yaşlı vatandaşların hedef alınması, sahte telefon çağrıları ve acil para transferi talepleriyle gerçekleşiyor. Yetkililer, “Resmi kurumlar asla telefonla para transferi talep etmez. Şüpheli bir arama aldığınızda hemen 155 polis hattını arayın.” uyarısında bulundu.
Çift, hâlâ polisle iş birliği içinde ve paranın iadesi için soruşturmanın devam ettiğini belirtiyor. Uzmanlar, benzer vakaların önüne geçmek için kamuoyu bilincinin artırılması ve telefon dolandırıcılığı konusunda eğitim programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.