
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2026 yılı için geçerli olacak asgari ücret rakamını belirleme sürecinde üçüncü toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri, hükümet temsilcileri ve işveren sendikaları katıldı. İşçi kesimini temsilen TÜRK-İŞ ise, önceki iki toplantıda olduğu gibi bu oturuma da katılmadı. Komisyonun bu tutumu, işçi temsilcilerinin mevcut süreçteki politik farklılıklarını bir kez daha gözler önüne serdi.

“Asgari ücret, 2026 yılı için yüzde 27 zamla net 28.075 TL, brüt 33.300 TL oldu.” ifadeleriyle açıklamayı yapan Bakan Işıkhan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bizler karşı karşıya gelerek, zıtlaşarak değil; ancak yan yana durduğumuzda, birlikte olduğumuzda yol alabiliriz. Bu ülke büyük depremler, dünya çapında pandemi, küresel krizler yaşadı. Şunu açık ve net şekilde ifade etmek istiyorum: Bunca musibete rağmen bugün her alanda büyük oranda toparlanmayı yaşıyoruz. Türkiye ekonomisi sağlamlaştıkça bundan en büyük faydayı da elbette vatandaşlarımız görecektir.
Asgari ücrette de diğer meselelerde de esas olan, marketlerde, çarşılarda, pazarlarda eriyip gitmemesidir. Asgari ücrette de çalışanlarımızın hakkını ve emeğini enflasyona ezdirmeyecek, işverenlerimizi makul tutacak en doğru ve en makul ortak noktada fikir birliğine varmak toplumsal barış ve dayanışma şuurumuz bakımından da hayati öneme sahiptir.
Türkiye İşveren Sendikası Federasyonu’na, sayın Özgür Burak Akkol’a teşekkür ediyorum. Her koşulda ülkemizin ve milletimizin geleceği için arkamızda duran, bizleri destekleyen ve yolumuzu açan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı sunuyorum.
2025 yılı itibarıyla Türkiye’de enflasyon oranı %48 seviyelerinde seyrediyordu ve asgari ücretin reel alım gücünü koruması için %27’lik bir artış zorunlu hâle geldi. Uzmanlar, bu artışın enflasyonla birlikte çalışanların temel ihtiyaçlarını karşılamada bir nebze rahatlama sağlayacağını, ancak uzun vadede sürdürülebilir bir büyüme için yapısal reformların da gerekliliğini vurguluyor.
Kamuoyunda ise artışın yeterli olup olmadığı konusunda farklı görüşler mevcut. Sendikal temsilciler, artışın hâlâ yetersiz olduğunu, gerçek alım gücünün artmadığını savunurken, işveren temsilcileri ise artışın ekonomik dengeyi korumak açısından makul bir seviyede olduğunu belirtiyor. Sosyal medyada ise #asgariücret2026 etiketiyle binlerce paylaşım yapıldı; bazı kullanıcılar artışı memnuniyetle karşılarken, bazıları da daha yüksek bir zam talep etti.
Ekonomistler, 2026 yılına girerken Türkiye’nin büyüme hedeflerinin %4,5 civarında olmasını öngörüyor ve asgari ücretin bu hedefe ulaşmada önemli bir rol oynadığını ifade ediyor. İstihdam politikaları, nitelikli iş gücünün artırılması ve enflasyonla mücadele stratejileri, asgari ücretin etkisini dengelemek için kritik unsurlar olarak görülüyor.
Özetle, %27’lik zamla net 28.075 TL’ye yükselen asgari ücret, hem çalışanların yaşam standartlarını iyileştirmeyi hem de ekonomik istikrarı korumayı amaçlayan bir adım olarak değerlendiriliyor. Ancak, uzun vadeli sürdürülebilirlik için sadece maaş artışına değil, aynı zamanda istihdam yaratıcı politikaların ve enflasyonla mücadele mekanizmalarının da güçlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.