Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilk oturumu öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile bir ön görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından basın mensuplarına süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Ağar, 24 Aralık 2024 tarihinde alınan kararın ardından geçen yaklaşık bir yıllık sürede Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun yapısı ve işleyişine yönelik herhangi bir iyileştirme yapılmadığını vurgulayarak, TÜRK-İŞ’in 2026 yılı komisyon çalışmalarına katılmayacağını ilan etti. Bu karar, sendikanın sürecin şeffaflık ve adillik eksikliği üzerine yaptığı eleştirilerin bir sonucu olarak yorumlandı.
Ağar, Türkiye ekonomisinin son yıllarda büyüdüğünü, Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) ve kişi başına düşen gelirin arttığını hatırlatarak, bu büyümenin çalışanlar ve emekliler üzerinde yeterli bir yansıma bulamadığını belirtti. Dolar milyarderlerinin sayısındaki artış, zengin ile yoksul arasındaki uçurumu derinleştirdiği yönündeki gözlemlerine de değindi.
“Bugün çalışanların yarısından fazlası ya asgari ücretle ya da asgari ücrete çok yakın bir ücretle çalışmak zorunda kalmaktadır. Bu durum, ücret skalasının daralmasına, mesleki kıdem ve vasıf düzeylerinin ücretlere yansımamasına yol açmaktadır.” diyen Ağar, mevcut eğilimlerin sürmesi halinde çalışma barışının bozulması ve nitelikli işgücünün asgari ücret seviyesine sıkışması riskini vurguladı. Ayrıca, “Asgari ücret artarsa enflasyon artar” iddiasının ekonomik verilerle tutarlı olmadığını, 2025 yılında enflasyonun hâlâ yükselişte olduğunu ifade etti.
Bu kritik görüşme, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilerleyen süreçteki gündemini şekillendirebilir. Sendika temsilcilerinin katılmama kararı, hükümetin işçi temsilcileriyle diyaloğu güçlendirmesi ve komisyonun işleyişine şeffaflık kazandırması yönündeki baskıyı artırabilir. Uzmanlar, bu durumun enflasyonla mücadele, ücret politikaları ve sosyal adalet tartışmalarını da derinleştireceğini öngörüyor.