
ÇALIŞMA ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ikinci toplantısı öncesinde Türkiye İşçi Sendikaları (TÜRK‑İŞ) konfederasyonunun genel merkezini ziyaret etti. Görüşme, basına kapalı bir ortamda gerçekleşti ve ardından gazetecilerin sorularına yanıt verdi.

Bakan Işıkhan, “2026 yılı için geçerli olacak asgari ücreti belirlemek amacıyla sosyal diyalog sürecini yeniden başlattık” diyerek, sosyal diyalogun devam edeceğini vurguladı. Işıkhan, TÜRK‑İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay ile görüşürken, geçen hafta komisyona ilettikleri katılmama gerekçelerinin yeniden tekrar edildiğini, fakat sürecin hiçbir yönden aksatılmayacağını belirtti.
“Her zaman işçilerimizi, çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyecek, aynı zamanda işverenlerimizin gelişimini engellemeyecek ortak bir noktada anlaşacağız.” şeklindeki açıklama, hükümetin denge politikası üzerine bir kez daha ışık tuttu.
TÜRK‑İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, “Aynı noktadayız, dediğimiz noktadayız” diyerek, komisyonun yapısı ve karar mekanizmalarına dair eleştirilerini sürdürdü. Atalay, kira, ulaşım, eğitim, gıda gibi temel yaşam maliyetlerinin ortada olduğunu, asgari ücretin bu maliyetlerin karşısında kalmadığını vurguladı. “Veriler ortada, asgari ücretin kayıpları ortada” şeklindeki sözleri, sendikanın taleplerini net bir şekilde ortaya koydu.
Görüşmenin ardından HAK‑İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan ile bir araya gelen Işıkhan, elde edilen verileri komisyona ileteceğini ve işçi kesiminin masada olmamasının “büyük bir eksiklik olmadığını” belirtti. Arslan ise, “İşçi kesiminin komisyonda yer almaması fırsata dönüştürülmemeli” diyerek, işverenlerin tek taraflı karar almasını engellemek gerektiğini ifade etti.
Arslan, aynı zamanda mevcut 1.000 TL asgari ücret desteğinin artırılmasının gündeme gelebileceğini, fakat bunun enflasyon karşısında gerçek bir iyileşme sağlayıp sağlamayacağı konusunda temkinli bir tutum sergiledi.
İki büyük konfederasyonun da görüşlerine yer verildiği bu süreçte, bakanlık işveren, kamu ve işçi temsilcilerinin görüşlerini toplayarak Komisyonun bir sonraki oturumuna sunacak. Işıkhan, “Komisyonun yapısında yapılacak olası değişiklikler ocak ayından sonraya kalabilir” diyerek, sürecin esnek bir çerçevede ilerleyeceğini belirtti.
Bu çerçevede, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK‑İŞ) ve Hak‑İş Konfederasyonu temsilcileri, asgari ücretin enflasyonla uyumlu bir seviyeye çekilmesi, yaşam maliyetlerinin göz önünde bulundurulması ve işçi haklarının korunması taleplerini yinelemeye devam ediyor. Hükümet ise, sosyal diyalogun “sağlıklı işlemesi” ve tarafların “ortak bir noktada buluşması” üzerine odaklanacağını vurguladı.
2026 yılı için planlanan asgari ücret, Türkiye’nin enflasyonist ortam içinde çalışanların alım gücünü koruması açısından kritik bir rol taşıyor. Uzmanlar, doğru bir belirleme yapılmadığı takdirde, düşük gelirli hanehalklarının ekonomik sıkıntılarının derinleşebileceğine işaret ediyor. Bu bağlamda, bakanlığın yürüttüğü sosyal diyalog sürecinin şeffaf ve kapsayıcı olması, hem işçi hem de işveren kesimlerinin kabul edebileceği bir sonuç ortaya koyması açısından büyük önem taşıyor.