
2026 yılına girilirken, Türkiye’nin milyonlarca vatandaşının yakından takip ettiği iki kritik konu – asgari ücret ve memur‑emekli maaş zamları – nihayet netleşmeye başladı. Uzmanların canlı yayında verdiği tahmini rakamlar, 5 Ocak’ta açıklanacak TÜFE verileriyle kesinleşecek ve bütçeler üzerinde büyük bir etki yaratacak.

Canlı yayını izleyen Çalışma Ekonomisti Tarkan Zengin, Merkez Bankası’nın yüzde 31 yıllık enflasyon hedefi doğrultusunda son 6 aylık TÜFE’nin yüzde 12,28 seviyesine ulaşabileceğini belirtti. Bu senaryo, SSK ve Bağ‑Kur emeklileri için yüzde 12,28 zam anlamına gelir.
Memur ve memur emeklileri ise toplu sözleşme artışı ve enflasyon farkına göre zam alıyor. Zengin, mevcut verilere dayanarak yüzde 17,55 oranını gösterdi ve Aralık ayı TÜFE’sinin eklendiği senaryoda bu oran yüzde 18,70 seviyesine çıkabilir.
Mevcut en düşük emekli maaşı 16.881 TL olarak belirlenmiş. Ancak bu seviyenin altında kalan emeklilerin otomatik bir artış mekanizması bulunmuyor. Zengin, “en düşük maaşın artırılabilmesi için yeni bir kanuni düzenleme gereklidir” ifadelerini kullandı ve geçmiş iki dönemde bu tip bir düzenlemenin yapıldığını hatırlattı.
Asgari ücret belirleme süreci de aynı dönemde tamamlandı. Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun üçüncü toplantısının ardından 28.075 TL seviyesine ulaşan yeni asgari ücret, enflasyonla mücadele ve reel gelir koruması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu rakamlar, hem kamu çalışanları hem de emekliler arasında uzun süredir devam eden belirsizliği ortadan kaldırarak tüketim ve yatırım kararlarını doğrudan etkileyecek. Uzmanlar, zamların enflasyonla paralel bir seyir izlemesi halinde, hanehalkı alım gücünün bir miktar korunabileceğini, aksi takdirde ise reel gelir kayıplarının yaşanabileceğini uyarıyor.