
22 yaşındaki Sasha, Ukrayna’nın başkenti Kiev’den doğudaki Donetsk bölgesindeki Kramatorsk’a, “aşk treni” olarak adlandırılan bir gece treninde hareket ediyor. “Bu yolculuk, sadece bir buluşma değil, aynı zamanda savaşın ortasında bir direniş” diyor.

Sasha, sabah kahvesini içerken BBC’ye, “Kendim için değil, eşim için endişeleniyorum. Şu anda mevkinden çıkıyor” ifadelerini kullandı. “Oraya giden yol uzun, ama umut dolu. Geri dönmek ise daha zor” diyerek duygularını dile getiriyor.
Ukrayna Demiryolları, altyapıya yönelik saldırıların artması nedeniyle 5 Kasım’da Donetsk’teki tren seferlerini askıya almıştı. Ancak bazı hatlar hâlâ çalışıyor; bu, bölgedeki insanlara bir umut ışığı sunuyor. Tren, Kramatorsk’tan değil, şehrin iki saat uzaklığındaki küçük bir kasabada duruyor. Transfer sürecinde “her şey olabilir” diyerek riskleri kabul ediyor. “Trenlerin hâlâ çalışıyor olması, umudun devam ettiğinin bir göstergesi” diye ekliyor.
Sasha, 2025 Ağustos’unda Dmytro ile evlendi. Dmytro, 26 yaşında bir asker ve kariyer sahibi bir subay. Sasha, “Ailemdeki tüm erkekler askerlik yapıyor. Babam polis, ama emekli olduktan sonra silahlı kuvvetlere katıldı. Ağabeyim de orduda.” diyerek kendi aile geçmişini anlatıyor. Bu bağlamda, Sasha neredeyse her ay Kramatorsk’a gidiyor, ancak izin almak Dmytro için hâlâ zor.
Sasha, evlilik sonrası Kramatorsk’a taşınma hayalini de konuştu: “Eylül ayı başında bu konuyu konuştuk, bir ay önce tekrar, bir hafta önce de tekrar konuştuk. Şu anda mümkün değil, çünkü Kramatorsk çok tehlikeli.”
Tren, Poltava’ya kadar hızlı gitse de Harkiv bölgesine ulaştığında altyapı bombalamaları nedeniyle dolambaçlı yollara yönelmek zorunda kalıyor. Kondüktör, “Altyapıya yönelik bombardımanlar nedeniyle ne zaman varacağımızı asla bilemezsiniz” diyor. Bazı seferlerde tren Barvinkove şehrine kadar ulaşabiliyor, ardından yolcular otobüsle devam etmek zorunda kalıyor. Sasha, bir taksi şoförünü ikna ederek üç saat süren sisli bir yolculuk yapıyor ve “Yol çukurlarla doluydu” diye ekliyor.
Barvinkove platformunda insan kalabalığı temkinli bir şekilde iniyor; sis, dronların uçuşunu kısıtlıyor ve geçici bir sükûnet getiriyor. Bu anlarda yaşlılar birbirlerine, “Sis olduğunda daha az silahlı insansız hava aracı uçuyor” diye fısıldıyor.
Polina ve Andriy, dört ay önce bir otobüste tanışmış iki genç. Andriy orduya kaydolmaya hazırlanırken, Polina deniz kenarından eve dönüyordu. Polina, “Uzun mesafeli ilişkiler zordur. Andriy cevap vermediğinde endişeleniyorum ama bir gün sadece kahve içmek için bile gelebilirim” diyor. Polina, Kramatorsk’a ilk seyahatinde sabah erken saatlerde treni Kiev’e geri dönerken peronda patlamalar duydu; aynı gece başkent 10 saatlik bir hava saldırısı alarmı yaşadı.
Bu hikayeler, savaşın yarattığı belirsizlik ve sevginin dayanıklılığını gözler önüne seriyor.
Sasha, “Bir sonraki buluşmayı şimdiden iple çekiyorum. Gözyaşları ve umutsuzluk için zaman yok.” diyerek geleceğe dair kararlılığını vurguluyor. Demiryolu çalışanları, sürekli Rus saldırıları nedeniyle gecikse de nihayet varış noktasına ulaşacak tahliye trenlerini sürdürmeye çalışıyor. “Umudun var olduğu sürece, trenler de hareket eder” şeklinde bir mesaj veriyor.
Bu haber, BBC Küresel Gazetecilik biriminin katkılarıyla hazırlanmıştır.
Savaşın ortasında aşkı bulmak gerçekten çok zor. Sasha ve Dmytro’nun hikayesi beni çok etkiledi. Umarım bir gün barış gelir ve herkes mutlu olur.