
Yılbaşı itibarıyla özel bankalar, şube içi ve şube dışı ATM’ler arasında net bir ayrım yaparak günlük komisyonsuz çekim tutarlarını gözden geçiriyor. Halihazırda birçok banka, komisyonsuz çekim limitini 10 000‑15 000 TL arasında sınırlarken, yeni düzenleme ile şube içi ATM’lerde bu limit 50 000 TL’yi aşabilir seviyeye getirilecek. Bu adım, yüksek tutarlı nakit ihtiyacı olan müşterilere büyük kolaylık sağlamak amacıyla planlandı.
Şube içi ATM’ler, banka şubesiyle aynı binada veya şubeye bitişik konumda bulunan makineler olarak tanımlanıyor. Bu noktada bankalar, banknot dolumu, takibi ve güvenlik süreçlerini daha etkin yönetebildiklerinden komisyonsuz limitleri yükseltme kararı aldı. Öte yandan, metro istasyonları, alışveriş merkezleri ve cadde üzerindeki şube dışı ATM’lerde limit artışı planlansa da, bu makinelerde günlük komisyonsuz çekim tutarı 50 bin TL’yi geçmeyecek şekilde sınırlı tutulacak.

Bankalar, şube içi ATM’lerdeki artan limitin temel gerekçesi olarak güvenlik ve operasyonel maliyet avantajlarını gösteriyor. Şube içinde çalışan personel, anında müdahale ederek yüksek tutarlı işlemlerin güvenliğini artırabiliyor. Aynı zamanda, banknot dolumunun kontrollü yapılması, nakit yönetimini kolaylaştırıyor ve para sahtekarlığı riskini azaltıyor.
Yeni limitler sayesinde, büyük işletmeler, inşaat firmaları ve yüksek nakit akışı gerektiren sektörler, günlük 50 bin TL’ye kadar komisyonsuz çekim yapabilecek. Bu durum, hem bireysel hem de kurumsal müşterilerin banka şubeleriyle aynı lokasyonda daha rahat nakit erişimi sağlamasına olanak tanıyacak. Ayrıca, şube dışı ATM’lerdeki sınırlı artış, güvenlik risklerinin kontrol altında tutulması ve operasyon maliyetlerinin dengelenmesi açısından önemli bir denge unsuru olarak görülüyor.
Merkez Bankası’nın yeni banknot basımına mesafeli yaklaşımı ve mevcut banknotların artan nakit talebi, ATM dolum sıklığını yükseltiyor. Bu da bankaların operasyon giderlerini artıran bir faktör olarak öne çıkıyor. Özel bankalar, son aylarda şube içi ATM’lerde limitleri artırarak bu sistemi pilot olarak uygulamaya koymuş ve 2026 yılı itibarıyla bu uygulamanın sektöre yaygınlaşması bekleniyor. Uzmanlar, bu hamlenin bankacılık sektörü içinde bir dönüm noktası oluşturacağını ve diğer bankaların da benzer politikalar izleyebileceğini belirtiyor.