
Bankacılık sektörü, 2026 yılıyla birlikte ATM kullanımını doğrudan etkileyen yeni bir modele geçmeyi planlıyor. Artan nakit ihtiyacı ve yükselen operasyon maliyetleri nedeniyle özel bankalar, cihazlarını konumlarına göre iki ayrı kategoriye ayıracak.

Yeni düzenlemede:
Şube içi ATM: Banka şubelerinin içinde ya da hemen yanında bulunan cihazlar.
Şube dışı ATM: Cadde, alışveriş merkezi (AVM), metro istasyonları, havaalanları ve benzeri yüksek trafikli noktalarda yer alan cihazlar.
Bu ayrım sadece isimlendirmeyle sınırlı kalmayıp, kullanıcıların çekebileceği para tutarlarını da doğrudan etkiliyor.
Planlanan modele göre, şube içi ATM’lerde komisyonsuz para çekme limitleri 50 bin TL’nin üzerine çıkarılacak. Günlük çekim tutarlarının yüz bin TL seviyelerine yakın bir seviyeye ulaşması gündemde. Bu tercihin arkasında şu faktörler öne çıkıyor:
Cadde, AVM ve ulaşım noktalarında bulunan şube dışı ATM’lerde limit artışları daha kısıtlı tutulacak. Nedenleri şu şekilde özetlenebilir:
Uzman görüşlerine göre, şube dışı ATM’lerde sadece %10‑15 oranında küçük artışlar yapılacak, ancak şube içi seviyelere ulaşmayacak.
Bu dönüşümde bir diğer kritik faktör ise Merkez Bankası’nın banknot politikası. Yüksek kupürlü yeni banknotların basımına mesafeli durulması, mevcut banknotlarla artan nakit talebinin nasıl yönetileceği sorusunu bankaların önüne koydu. Tedavüldeki en büyük kupürün alım gücünün düşmesi, ATM’lerin daha sık doldurulmasını ve dolayısıyla operasyon maliyetlerinin artmasını beraberinde getirdi.
Uygulama tamamen yeni olmamakla birlikte, bazı özel bankalar son aylarda şube içi ATM’lerde günlük komisyonsuz çekim limitlerini önemli ölçüde artırdı ve sistemi fiilen devreye aldı. 2026 itibarıyla bu yaklaşımın sektör genelinde yaygınlaşması bekleniyor.
Uzmanlar, yeni modelin nakit akışını dengeleyerek bankaların operasyon maliyetlerini kontrol altına alacağını ve aynı zamanda müşteri deneyimini iyileştireceğini öngörüyor. Ancak, şube dışı ATM’lerdeki limit kısıtlamalarının uzun vadede nakit ihtiyacını karşılamada sıkıntı yaratıp yaratmayacağı yakından izlenecek. Bankalar, teknolojik altyapı yatırımları ve güvenlik önlemleriyle bu yeni döneme uyum sağlamaya hazırlanıyor.