
Emir Abbas Gürbüz, Donald Trump’ın ABD siyasetine geri dönüşünün Türkiye için potansiyel bir dönüm noktası olabileceğini vurguladı. Gürbüz, Trump dönemi boyunca Türkiye’nin çok yönlü bir dış politika izleme fırsatı bulduğunu, özellikle Doğu Akdeniz ve Karadeniz’de daha esnek bir tutum sergileyebileceğini belirtti. Bu çerçevede, ABD‑Türkiye ilişkilerinin yeniden ısıtılması, bölgedeki stratejik dengeyi de etkileyebilir.

Gürbüz, NATO’nun Karadeniz’deki güç projeksiyonunun doğrudan Türk donanmasının kapasitesine dayandığını söyledi. “Türk gemileri, Karadeniz’deki deniz ulaşım hatlarını güvence altına alıyor ve bölgesel istikrarın temel taşıdır” diyerek, Türkiye olmadan NATO’nun bölgedeki etkinliğinin sınırlı kalacağını ifade etti. Ayrıca, Karadeniz’in jeostratejik önemi göz önüne alındığında, Rusya‑Ukrayna çatışmasının uzun vadeli bir “tampon devlet” yaratma ihtimaline işaret ettiğini belirtti.
Gürbüz, ABD’nin olası barış girişimlerinin sahadaki gerçekliklere göre şekillendiğini, bu planların Ukrayna’nın NATO ile Rusya arasında bir denge noktası haline gelme potansiyelini taşıdığını anlattı. Bu senaryoda, Karadeniz’de yeni bir güvenlik mimarisi ortaya çıkabilir ve Türkiye’nin stratejik konumu bu mimarinin merkezinde yer alacaktır.
Gürbüz, “Türkiye, NATO’nun Karadeniz stratejisinde bir köprü görevi görmelidir” diyerek, bölgesel işbirliklerinin derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Bunun için, Türk-ABD savunma diyalogları, Karadeniz güvenlik forumları ve enerji koridorları gibi konularda ortak adımların atılması önerildi. Ayrıca, ABD‑Çin rekabetinin de Karadeniz’de yeni dinamikler yaratabileceği, bu süreçte Türkiye’nin bağımsız ve proaktif bir politika izlemeye devam etmesi gerektiği belirtildi.