
Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı’nın ‘Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne ilişkin tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Bu tebliğ ile avukatların alacağı asgari ücretler belirlendi. Yeni düzenlemeye göre, kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatlarına ödeyecekleri ücret en az 33 bin lira olarak belirlendi. Dava ücretleri ise 9 bin lira ile 120 bin lira arasında olacak.

Avukatlara büroda sözlü danışma ücreti ilk 1 saat için 4 bin lira, sonraki her 1 saat için bin 800 lira, çağrı üzerine gidilen yerde 1 saate kadar sözlü danışma ücreti ise 7 bin lira oldu. Bu tebliğe göre, avukatlara kira sözleşmesi ve benzeri sözleşmelerin hazırlanması için 8 bin lira; tüzük, yönetmelik, miras sözleşmesi vasiyetname benzeri belgelerin hazırlanması için ise 32 bin lira ücret ödenecek.
Bu düzenleme, avukatlık hizmetlerinin daha adil bir ücret skalası ile yürütülmesini amaçlar. Avukatlık hizmetleri, toplumun her kesimi için erişilebilir olmalıdır ancak uzun süredir devam eden enflasyonist ortam, avukatların da geçimini zorlaştırmıştır. Yeni ücret tarifesi, bu zorlukları bir nebze hafifletmeyi hedef koymuştur.
Geçtiğimiz yıllarda benzer bir düzenleme 2018 yılında yapılmıştı. O dönemde de benzeri bir artış söz konusuydu ancak bu son düzenleme, avukatların beklentilerini daha iyi karşılamayı amaçlıyor. Özellikle dava ücretlerindeki alt sınırın 9 bin lira olarak belirlenmesi, birçok küçük dava için daha adil bir yaklaşım sunuyor.
Bu düzenlemenin ardından, avukatlık hizmetlerinden yararlananlar ile avukatlar arasında daha şeffaf ve anlaşılır bir ücret politikası oluşacaktır. Ayrıca, bu durum, avukatların mesleki faaliyetlerini daha sürdürülebilir hale getirecektir.
Bununla birlikte, bu yeni ücret tarifesinin bazı eleştirilere de tabi tutulduğunu belirtmek gerekir. Bazı küçük işletmeler ve bireyler, bu ücretlerin hala yüksek olduğunu düşünüyor. Bu nedenle, gelecekte bu konudaki tartışmaların ve muhtemel revizyonların devam etmesi beklenebilir.
Sonuç olarak, yeni avukatlık asgari ücret tarifesi, sektörde önemli bir adım olarak görülüyor. Hem avukatların haklarını koruyor hem de toplumun adli hizmetlere erişimini göz önünde bulunduruyor.