Avustralya’nın kuzeydoğusunda, tropik iklimiyle bilinen Queensland eyaletinde, Sub‑Tropical Tully Havaalanı’nın hemen dışındaki bir gökyüzü sahasında 16 kişilik bir formasyon paraşüt atlayışı gerçekleştiriliyordu. Far North Freefall Club tarafından organize edilen bu etkinlikte, uçaktan atlayan ilk sporcu, yedek paraşütünün tutma kolu yanlış bir şekilde uçağın kanadı ve kuyruk stabilizatörüne takıldı. Bu beklenmedik temas, paraşütün aniden açılmasına ve atlayıcının uçağın arka kısmına doğru sürüklenmesine neden oldu; sonuçta sporcu, binlerce metre yükseklikte havada askıya alındı.

O anlarda panik yerine soğukkanlılık gösteren atlayıcı, yan çantasında taşıdığı “hook knife” yani kanca bıçakla yedek paraşütün iplerini kesmeye çalıştı. Bıçak, iplerin bir kısmını başarıyla kesti ve paraşütün uçağa tutunmuş bölümü gevşedi. Ardından, ana paraşütünü açarak kontrollü bir iniş gerçekleştirdi. Sağlık ekipleri, sporcunun sadece hafif kesikler ve morluklar yaşadığını, ciddi bir yaralanma olmadığını belirtti.
Uçağın pilotu, başlangıçta bir mekanik arıza olduğunu düşündü ve motor gücünü ayarlamaya çalıştı. Ancak uçak stabilizatörüne takılan paraşütün etkisiyle uçuş dinamiklerinde ani bir değişiklik yaşandı. Durumu fark eden pilot, acil durum telsizini kullanarak “mayday” çağrısı yaptı ve ardından uçak, kontrollü bir şekilde Tully Havaalanı’na indirildi. Pilotun bu hızlı ve kararlı müdahalesi, olası bir çarpışmanın önüne geçerek uçak ve yolcuların güvenliğini sağladı.
Avustralya Ulaştırma Güvenliği Bürosu (ATSB), olay sonrası kapsamlı bir inceleme başlattı. Raporda, uçağın yük‑denge hesaplarının ve paraşütçü ekipmanının montaj prosedürlerinin tam olarak kontrol edilmediği vurgulandı; fakat bu eksikliklerin olayın ana nedeni olmadığı, asıl tetikleyicinin yedek paraşütünün tutma kolunun beklenmedik bir şekilde uçağın kuyruk stabilizatörüne takılması olduğu belirtildi. ATSB yetkilileri, tüm paraşüt kulüplerine ek ip kesme ekipmanının (hook knife) zorunlu kılınmasını önerdi.
Olayın ardından Far North Freefall Club, tüm katılımcıların uçuş öncesi ekipman kontrol listesini iki katına çıkarmasını, yedek paraşüt tutma kollarının uçağın dış yüzeyine yakın olmamasını ve “hook knife” gibi acil durum kesme aletlerinin taşınmasını zorunlu kıldı. Ayrıca, paraşütçüler için gökyüzü farkındalığı ve acil durum eğitimlerinin sıklaştırılması kararı alındı. Uzmanlar, bu tür nadir kazaların “hazırlıksızlık” ve “ekipman uyumsuzluğu” risklerini artırdığını, ancak doğru önlemlerle tamamen önlenebileceğini vurguladı.
Uzmanlar, dünya genelinde yıllık binlerce atlayışta benzer bir kazanın görülmesinin çok nadir olduğunu belirtiyor. Ancak, yüksek irtifada gerçekleşen hatalı ekipman teması, bir dakikada hayatı değiştirebilecek bir tehlike oluşturabiliyor. Bu olay, paraşüt sporunun heyecanını ve risklerini bir kez daha gözler önüne sererken, sporcuların kendi güvenlik ekipmanlarını ve acil durum prosedürlerini sürekli gözden geçirmelerinin önemini pekiştiriyor.