
AYSAD Başkanı Sait Salıcı, sektörün mevcut ucuz‑ürün modelinin artık sürdürülebilir olmadığını belirtti. “Ülke olarak ucuz ürünlerde rekabetçi modelimiz vardı. Dönüşüm sürecinde bu modeli değiştirip daha kaliteli ve katma değerli ürünler yaratmalıyız.” ifadeleriyle yeni stratejiyi özetledi.
Salıcı, 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen Hatay‑Altınözü üreticileriyle bir araya gelerek, hem dayanışma hem de sektörel vizyon konularını ele aldı. Deprem bölgesindeki fabrikaların yeniden yapılandırılması sürecinin, dönüşümün pratik bir örnek olduğuna işaret etti.
“Ayakkabı sektörü bu yıl yaklaşık 1 milyar dolar civarında bir kapanışla ihracatı tamamlayacak gibi görünüyor.” diye açıklayan Salıcı, iki yıl önce 1,5 milyar dolara ulaşan rakamların 2026’nın ikinci yarısında yeniden yükselmesini beklediğini dile getirdi. “İki yıl önceki başarıyı tekrar yakalayacağız, sadece miktar bazlı rekabetten değer bazlı rekabete geçmemiz yeterli olacaktır.”
Bu çerçevede, sektörün en büyük pazarları olarak görülen Rusya ve Ukrayna’nın savaş nedeniyle kapanması, Orta Doğu, Almanya, Romanya ve Bulgaristan gibi alternatif pazarlara yönelimi hızlandırdı.

Salıcı, ayakkabı yan sanayisinin istihdama yüksek katkı sağladığını ve sivil toplum kuruluşlarının bu sektörü ayakta tutmada kritik rol oynadığını vurguladı. “Akademi ile sanayiyi bir araya getirmek, meslek liselerinin müfredatını güncellemek ve genç yetenekleri sektöre kazandırmak, dönüşümün en önemli itici güçleri.” dedi.
Hizmet sektörüne doğru yönelimin, emek yoğun üretim sektörlerine olan ilgiyi azalttığını, ancak doğru eğitim politikalarıyla bu açığın kapatılabileceğini belirtti.
“Dikiz aynasına bakarak araç kullanamayız; aynı şekilde geçmişteki modellerle geleceğe yön vermek de mümkün değil. Artık yeni bir dünya düzenine, yeni bir döneme açılacağız.” şeklinde sözlerini tamamladı.
Kalite, katma değer ve sürdürülebilir rekabet odaklı bir dönüşüm, ayakkabı sektörünün hem iç pazarda hem de uluslararası alanda yeniden güç kazanmasını sağlayacak. Salıcı, “İnovasyon, Ar‑Ge yatırımları ve eğitimle desteklenen bir ekosistem, sektörü bir kez daha ihracat rekorlarına taşıyacaktır.” diyerek geleceğe dair umutlu bir perspektif sundu.