Arnavutköy’ün sakin sokaklarından birinde yer alan bu Boğaz manzaralı ev, deniz ve şehir silüetinin birleştiği eşsiz bir perspektif sunuyor. “Küçük evimiz, büyük bir manzaraya sahip,” diyerek Arman, konumun getirdiği huzuru vurguladı.
Evin iç mekanında ağırlıklı olarak beyaz tonlar kullanılmış; bu sayede odalar daha ferah ve aydınlık bir havaya kavuşmuş. Salondaki geniş kocaman kitaplık, duvarı neredeyse tamamen kaplayarak okuyuculara ilham veriyor. Kitapların arasında yer alan nostaljik Elmon ve Nükhet gibi klasik albüm kapakları, evin kişisel bir galeri gibi hissettirmesine neden oluyor.
Salonda yer alan beyaz köşe koltuk, hem modern hem de rahat bir oturma deneyimi sunuyor. Koltuğun yanına konumlandırılmış minimalist bir sehpa, evin sade estetiğini tamamlıyor. Ayrıca, geniş bir pencere önünde duran kahve masası, Boğaz’ın büyüleyici manzarasını her an izleme imkânı tanıyor.

Arman, paylaştığı görsellerin altına “Küçük evimize geldim. Bavul henüz salonun ortasında. Hep kendimi iyi hissediyorum bu evde. Elmon ve Nükhet’e selam olsun” şeklinde samimi bir not ekledi. Bu sözler, takipçileriyle kurduğu sıcak bağın bir yansıması olarak öne çıktı.
Paylaşımları kısa sürede yüz binlerce beğeni toplarken, yorumlar da evin iç tasarımının detayları ve Boğaz manzarasının büyüsü üzerine yoğunlaştı. Birçok takipçi, “Kendi köşesini bulmuş gibi hissettiriyor!” gibi ifadelerle evin atmosferini övdü. Özellikle kitap severler, dev kitaplığın ve okuma köşesinin ilham verici olduğunu belirttiler.
Ayşe Arman’ın bu yeni yaşam alanı, sadece bir ev tanıtımı olmaktan öte, kişisel zevklerin ve İstanbul’un eşsiz doğasının bir araya geldiği bir stil manifestosu niteliği taşıyor. Küçük bir mekânın doğru tasarım ve doğru manzarayla nasıl büyük bir etki yaratabileceğinin güzel bir örneği olarak öne çıkıyor.