
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde yaşanan olay, bir şarküteri dükkanının önünde güvenlik kamerasına yansıdı. 29 Ağustos’ta öğleden sonra Sanayi Mahallesi 35’inci Sokak’ta meydana gelen olayda, bir baba küçük yaştaki oğluyla birlikte elini ve yüzünü yıkama bahanesiyle iş yerinin önündeki musluğa bağlı hortumdan suyu kullanmak istedi. İş yeri sahibi Edip Irmak, baba ve oğluna izin verdi. Ancak baba, Irmak’ın iş yerine girdiği sırada oğluna iş yerinin önündeki mangal kömürünü alıp gitmesini söyledi. Bu anlar güvenlik kamerasına yansıdı.

Görüntülerde, elini, yüzünü ve başını yıkayarak serinleyen babanın, iş yeri sahibinin çalıştığını anlayınca yanına gelen oğluna dükkanın önündeki mangal kömürü poşetini alıp gitmesini söylediği, küçük çocuğun poşeti aldıktan sonra eliyle gitmesinin işaret ettiği görüldü.
İş yeri sahibi Edip Irmak, durumu fark edince şüpheliler hakkında şikayetçi olmadı ancak olaya çok üzüldüğünü belirtti: “Dükkana gelen baba, elini yüzünü yıkamak için dışardaki musluğu kullanmayı istedi. Ben de izin verdim. İçerde çalıştığım için önce bir şey anlamadım. Sonra onlar gittikten sonra dükkanın önüne çıktığımda bir poşet mangal kömürün olmadığı fark ettim. İş yerinin güvenlik kamerasını incelediğimde şok oldum. Baba, çocuğuna hırsızlık yaptırmış. Parası çok önemli değil, isteseydi ücretsiz verirdim. Ama çocuğunu hırsızlığına alet etmesine çok üzüldüm.”
Bu olay, toplumda çocukların suça sürüklenmesi ve ebeveynlerin çocuklar üzerindeki etkileri hakkında endişeleri artırdı. Çocuk psikologları, ebeveynlerin çocuklarına dürüstlük ve doğru davranışlar konusunda örnek olmaları gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, toplumun bu tür olaylar karşısında duyarlı olması ve çocukların korunması için gerekli önlemlerin alınması gerektiği belirtiliyor.
Benzer olaylar, genellikle ekonomik zorluklar yaşayan ailelerde görülüyor. Ebeveynlerin çocuklarını suç yollarına itmesi, toplumun genel sorunlarından biri olarak görülüyor. Bu nedenle, ailelerin desteklenmesi ve çocukların eğitimine önem verilmesi gerektiği düşünülüyor.
Bu tür olayların önlenmesi için toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiği vurgulanıyor.