“Ülkemiz hangi isim altında olursa olsun güvenliğimizi ve bölgedeki huzuru tehlikeye atacak hiçbir terör yapılanmasının devamına izin vermeyecektir,” diyerek Bakan Güler, mevcut güvenlik altyapısının modüler beton duvarlar, yüksek güvenlikli tel çitler, elektro‑optik gözetleme kuleleri ve radar sistemleri ile güçlendirildiğini vurguladı.

Bu kapsamda, sınır hatları kaçak geçişleri tespit etme ve engelleme konusunda NATO ve bölge ülkelerinin örnek aldığı bir model haline geldi.
Bakan Güler, PKK ve iltisaklı tüm grupların fesih kararına uyması gerektiğini belirterek, “Terörsüz Türkiye” sürecinin sürdürülebilirliğini vurguladı. YPG/SDG gibi örgütlerin bölgesel aktörler tarafından bir aparat haline getirildiği yönündeki uluslararası analizlere dikkat çekti ve Suriye’nin merkezi yönetimine entegrasyonunun hızlandırılması gerektiğini söyledi.
Güler, Türkiye’nin NATO içindeki ikinci büyük ordu konumunu pekiştirdiğini, savunma harcamalarını yüzde 2 hedefinin üzerine çıkararak 2026’da yüzde 5’e ulaşma planı olduğunu duyurdu. 2026 NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenecek olması, ülkenin ittifak içindeki güvenirliliğini ve stratejik rolünü ortaya koyuyor.
Rusya‑Ukrayna savaşı nedeniyle artan risklere karşı Karadeniz’de Montrö Sözleşmesi titizlikle uygulanıyor. Romanya ve Bulgaristan ile oluşturulan Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, bölgedeki deniz güvenliğini sağlamak için çok uluslu çalışmalar yürütüyor. Türkiye, deniz ve hava unsurlarıyla seyir, keşif ve gözetleme faaliyetlerine aralıksız devam ediyor.
Bakan Güler, Türkiye’nin Gazze Deklarasyonu’na yapıcı katkısı ve kalıcı ateşkesin mimarı olarak rolünü vurguladı. Bölgedeki insani yardımların kesintisiz devamı ve barışın sürdürülebilirliği için Türkiye, tüm taraflarla iş birliğine hazır olduğunu yineledi.
Güler, yerli ve milli savunma sanayisinin gurur kaynağı olduğunu, TF‑2000 hava savunma sistemi, yeni nesil denizaltı projeleri ve KAAN, HÜRJET, KIZIL ELMA, ANKA‑3 gibi savaş uçaklarıyla havacılık ve deniz gücünün artırıldığını belirtti. KIZIL ELMA’nın ilk insansız savaş uçağı olarak tam isabetli bir hedefi imha etmesi, Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki ilerlemenin somut bir göstergesi olarak sunuldu.
TBMM Genel Kurulu’nda, Milli Savunma ve Sanayi‑Teknoloji Bakanlıklarının 2026 bütçe taslakları Tekin Bingöl başkanlığında görüşüldü. Bakan Güler, bütçenin güvenlik altyapısının sürdürülebilir güçlendirilmesi ve yerli savunma projelerinin finansmanı için kritik olduğunu vurguladı.
Bakan Güler, “Türkiye, Karadeniz’de denge, istikrar ve barışın tesisinde kilit aktörlerden biridir” diyerek, bölgesel güvenlik mimarisine katkılarını sürdürmeye ve ülkenin uluslararası konumunu güçlendirmeye kararlı olduğunu yineledi.