
“Terörsüz Türkiye” sürecinin sadece iç güvenlikte değil, bölgesel istikrar ve barışta da çok boyutlu bir kritik öneme sahip olduğu vurgulandı. Güler, “Terör örgütünün fesih kararı sonrası teslim olan terörist sayısında artış izliyoruz. Yıl başından bu yana 105 PKK’lı, fesih kararından itibaren ise 69 PKK’lı terörist teslim olmuştur” ifadelerini kullandı.
Bu rakamların, uzun yıllara yayılan terörle mücadele çabalarının somut bir göstergesi olduğu ve nihai hedefin “terörün sona ermesi, örgütlerin tasfiye edilmesi ve ülkemize yönelik her türlü tehdidin ortadan kaldırılması” olduğu belirtildi.

Bakan Güler, Irak ile artan heyet ziyaretleri ve yeni imzalanan anlaşmaların terörle mücadelede “Terörsüz Bölge” hedefini desteklediğini söyledi. Irak merkezi hükümeti ve Irak Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasında güvenlik anlayışı birliği sağlanarak, bölgedeki terör örgütlerinin yeniden toprak bulmasının önüne geçilmesi planlanıyor.
Türkiye, Suriye’de istikrarın sağlanması ve SDG entegrasyonu konusunda aktif bir rol oynamaya devam ediyor. Güler, “tek devlet ve tek ordu” ilkesine dayalı bir yol haritasının net, bağlayıcı ve uygulanabilir olması gerektiğini vurgulayarak, Suriye ordusunun terör unsurlarından arındırılması, merkezi otoriteye bağlanması ve paralel güvenlik yapıların kaldırılması gerektiğini belirtti.
İsrail’in Suriye’ye yönelik “şüpheci güvenlik” yaklaşımının bölgedeki dengeleri sarstığı ve istikrarsızlığı derinleştirdiği ifade edildi. Güler, “Türkiye, uluslararası hukuk çerçevesinde istikrarı korumak ve terörle mücadeleye odaklanmakta, İsrail’in bölgeye yönelik istikrarsızlaştırıcı tutumunu reddetmektedir” şeklinde konuştu.
Ege’deki gerginliğin diyalog ve karşılıklı anlayışla çözülebileceği, Türkiye’nin “tehdit paranoyasından” kurtulması gerektiği vurgulandı. Güler, Yunanistan’ın tek taraflı girişimlerine karşı diplomatik adımların titizlikle uygulandığını, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin iki devletli, eşit ve egemen statüsünün uluslararası platformlarda savunulduğunu belirtti.
Rusya‑Ukrayna savaşı nedeniyle Karadeniz’de İHA ve insansız deniz araçlarının yoğunluğu artırdı. Bakan, 15 Aralık’ta düşürülen bir İHA’nın “tespiti zor bir hava aracı” olduğunu ve F‑16’ların güvenli bir şekilde müdahale ettiğini açıkladı. Ayrıca, yasa dışı geçişleri engellemek amacıyla 1 Ocak 2025’ten itibaren 65 bin 350 kişinin sınır geçişinin engellendiği, 9 bin 694 düzensiz göçmen ve 182 teröristin yakalandığı, 1 bin 880 kg uyuşturucu ele geçirildiği bildirildi.
TSK, savaşın değişen doğasına uyum sağlamak amacıyla yapay zeka destekli komuta‑kontrol sistemleri, siber savunma, otonom platformlar ve büyük veri analizine dayalı karar destek altyapılarını geliştirdi. Güler, “İleri teknoloji, çok boyutlu tehditlerle mücadelede daha hızlı ve etkili bir Türk Silahlı Kuvvetleri yapısı oluşturacak” diyerek bu dönüşümün önemine değindi.
Türkiye, Eurofighter, C‑130 ve diğer savunma platformları konusunda Avrupa ve ABD ile müzakerelerini sürdürdüğünü, ikinci el uçak tartışmalarının doğru bulunmadığını ve yerli‑milli çözümlerle modernizasyonun hedeflendiğini belirtti. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması için çalışmaların devam ettiği ve F‑35 önceliğinin olduğu da ifade edildi.
2025 “Aile Yılı” kapsamında, çok çocuklu ailelerin askerlik hizmeti düzenlemelerinde esneklik sağlanacağı, örneğin üç çocuğu olan bir ailenin bir çocuğunun, dört çocuğu olan bir ailenin iki çocuğunun istedikleri yerde görev yapabileceği gibi öneriler geliştirildi. Güler, IDEF Fuarı’nda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte stant açarak aile konusuna verdiği önemi vurguladı.