“Anayasa’mızda kısmi değişikliklerle önemli reformlara imza atmış olsak da bizim hedefimiz, Türkiye Yüzyılı’nı darbe ürünü bir anayasayla değil temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir toplum sözleşmesiyle karşılamak, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasa borcumuzu milletimize ödemektir.” şeklindeki açıklamasıyla Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, insan haklarının doğuştan gelen, devredilemez ve eşit haklar olduğunu vurguladı.

“İnsan haklarının, bireyin onurunu koruyan demokratik hukuk düzeninin özünü oluşturan evrensel ilkeler olduğunu belirten Tunç, ‘Kadim geleneğimiz ve inancımızın temeli insan üzerine kurulmuştur…'” sözleriyle tarihsel bir perspektif sundu.
Tunç, Anayasa’nın 90. maddesinde yapılan düzenlemeler sayesinde uluslararası antlaşma hükümlerinin öncelikli alınması, bilgi edinme hakkının anayasal güvence altına alınması, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun kurulması, Mahkemeye bireysel başvuru hakkının getirilmesi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun ihdas edilmesi gibi adımların hayata geçirildiğini dile getirdi.
4. Yargı Reformu Stratejisi Belgesi’nde belirlenen 5 temel amaç doğrultusunda 264 yeni faaliyetin hayata geçirileceği açıklanırken, “Reform irademiz durağan değil, süreklidir” ifadesiyle sürecin devamlılığı vurgulandı. Yeni bir İnsan Hakları Eylem Planı hazırlanacağı, vatandaşların bireysel hak arama mekanizmalarının güçlendirileceği de bildirildi.
Bakan Tunç, son 23 yılda atılan adımların Türkiye’yi yüksek standartlı bir demokrasi hedefine taşıdığını, aynı zamanda Filistin ve Gazze başta olmak üzere dünya genelindeki insan hakları ihlallerine karşı güçlü bir duruş sergilendiğini yineledi.
Toplantıya Bakan Yardımcıları, TBMM Komisyon Başkanları, Kamu Denetçiliği Kurumu, Kişisel Verileri Koruma Kurumu, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu gibi birçok kurumun üst düzey temsilcileri katıldı. Tunç, kurumlar arası iletişimin ve istişare kültürünün güçlendirilmesinin reformların başarısında kritik bir rol oynadığını belirtti.